09 Mart 2012
14 Şubat 2012
88 YIL ÖNCE
88 yıl önce onlarca farklı etnik kökenden mucizevi şekilde bir devlet kurmuştuk...
88 yıl sonra bir devletten yine mucizevi şekilde iki-üç devlet çıkarma sevdasına kapılanlarla uğraşıyoruz!
88 yıl önce tek ulus olabilmek için, ortak dilimizi en iyi konuşmanın ve yazmanın derdindeydik... Amacımız birlik olup, güçlenmekti...
88 yıl sonra ortak dilden vazgeçtik. Bölünüp, güçlerimizi ayırmaya odaklandık!
88 yıl önce dinimizi, kendi dilimizle öğrenip, gereklerini yerine getirmek için atağa kalkmıştık...
88 yıl sonra dinimizi, kendi dilimizle öğrenme ve ibadet etme hakkımızı kaybettik!
88 yıl önce çıktığımız yolda, fakir ulusa para kazanmayı öğretmek için Köy Enstitüleri kuruyorduk...
88 yıl sonra geldiğimiz nokta, fakir ulusa oy karşılığı erzak ve kömür dağıtmak!
88 yıl önce fabrikalar inşa ediyorduk...
88 yıl sonra bu fabrikaların tamamını sattık, sattıklarımızın yarısından fazlasının kapanmasına göz yumduk!
88 yıl önce sanayide ve tarımda kendine yeter bir ülke haline gelmek için atağa kalkmıştık...
88 yıl sonra toplu iğneyi ve karpuzu bile ithal eder olduk!
88 yıl önce hayata geçirdiğimiz modelle Avrupaya özgürlük ve demokrasi dersi veriyorduk...
88 yıl sonra özgür ve demokrat olmadığımız için Avrupa Birliğine alınmıyoruz!
88 yıl önce benimsediğimiz sistemle kadınlarımızı kısa sürede seçme ve seçilme hakkına kavuşturmuştuk... Dünyaya örnektik...
88 yıl sonra kadınlarımıza, Siz sadece doğurun... Çalışmayın, üretmeyin, sizin yeriniz evinizdir dediğimiz için, kadın-erkek eşitliği sıralamalarında dünyaya rezil oluyoruz!
88 yıl önce pozitif bilimleri öğreniyorduk...
88 yıl sonra metafiziğe merak sardık!
88 yıl önce kız-erkek bir arada okuyorduk...
88 yıl sonra karşı cinsin bizim için ne kadar tehlikeli olduğunu keşfettik ve okullarımızı ayırdık!
88 yıl önce çok sesli müzik dinleyip, vals yapmaya çalışıyorduk...
88 yıl sonra açık alanlarda ilahi dinleyip, biz bize kaldığımızda göbek atıyoruz!
88 yıl önce hukuk devletine geçmiştik; kadı efendilerin yerini cumhuriyet savcıları ve hâkimler almıştı...
88 yıl sonra temel hukuk kurallarını, ulemaların fetvalarıyla tartışır olduk!
88 yıl önce öğretmenlerimiz başımızın tacıydı...
88 yıl sonra milyonlarca öğretmen adayı açıkta ve başımızın belası(!)
88 yıl önce yüzlerce ayrı meslekten esnafın bir arada çalıştığı çarşılarımız vardı...
88 yıl sonra sadece Çin ve Avrupa mallarının bir arada satıldığı alışveriş merkezlerimiz!
88 yıl önce Karaköy-Beşiktaş arasını at arabasıyla 15 dakikada gidiyorduk...
88 yıl sonra yüz binlerce liralık lüks otomobillerle iki saatte gidemiyoruz!
88 yıl önce Atatürkün nerede ne zaman karşımıza çıkacağı belli değildi...
88 yıl sonra yollar bir saat önceden kesildiği için, devlet adamlarımızın nerede ne
yaptıklarını bizzat takip ediyoruz!
88 yıl önce cahilden ve okumamıştan korkuyorduk...
88 yıl sonra okumuşları kodese tıkıp, cahillere umut bağlar olduk!
88 yıl önce milletvekilliği yemini bir anlam taşıyordu...
88 yıl sonra bir formalite oldu!
88 yıl önce annelerimizin, ablalarımızın başı yine bağlıydı ama altlarına daracık pantolonlar giymiyorlardı...
88 yıl sonra bazı kadınlarımız dini kuralları yeniden yorumlayıp, seksi kıyafeti, makyajı ve türbanı bir araya getirdi!
88 yıl önce Araplar bizi taklit etmeye çalışıyordu...
88 yıl sonra biz Arap hayranı olduk!
88 yıl önce Anadolunun en küçük kasabasında bile, kimse kimsenin yediğine-içtiğine karışmıyordu...
88 yıl sonra bazı büyük şehirlerde bile içkili lokanta kalmadı!
88 yıl önce otobüs firmaları için bilet satan amcalar yolcunun cinsiyetini merak etmiyordu...
88 yıl sonra Bayan yanı mı?yı keşfettik!
88 yıl önce Kurtuluş Savaşını kazanıp cumhuriyeti kuranları saygıyla ve rahmetle anıyorduk...
88 yıl sonra Neden padişah efendimizi gönderdiniz diye hakaret ediyoruz!
88 yıl önce Mustafa Kemal Paşa, Çok Yaşa diyorduk..
88 yıl sonra yeniden Padişahım Çok Yaşa demeye başladık...
88 yıl önce ülkeyi nasıl yöneteceğimize Türkiye Büyük Millet Meclisinde karar veriyorduk...
88 yıl sonra ABDye ve ABye sormadan karar alamaz olduk!
88 yıl önce millet olmayı öğreniyorduk.
88 yıl sonra ümmet olmayı dayatıyorlar!
88 yıl önce Cumhuriyet ilan edildiğinde tüm kentlerin en büyük meydanlarını doldurup, büyük bir sevinç yaşamıştık...
88 yıl sonra resmi tatili fırsat bilip, iki-üç gün kaçamak yaptığımız için seviniyoruz...
88 yıl önce onca yokluk içinde mutlu ve umutluyduk...
88 yıl sonra her şeyimiz var ama ne mutluyuz ne de umutlu!
88 yıl önce geleceğimiz vardı...
88 yıl sonra yarının ne getireceğini bilemez olduk!
"Yaptıkları işin doğruluğuna inanan insanlar, çalışmalarının denetlenmesinden, karşı fikirler ortaya atılmasından ve tercihleri üzerinde münakaşa yapmaktan zevk alırlar." M.KEMAL ATATÜRK
27 Ocak 2012
Bu ülkenin ilelebet var olmasını istiyor musun?
Oku o zaman !
Yahudiler Hitlerin elinden kurtulduklarında hiçbir şeyleri kalmamıştı
Bırakın devlet kurmayı yiyecek ekmekleri dahi yoktu . Ancak
uluslararası camia Almanya'nın soykırım yaptığını kabul ettiğinde
Yahudilere tazminat yolu açılmış oldu . Yahudiler açtıkları davalarla
neredeyse tüm Alman şirketlerini ve Alman bankalarını tazminata mahkum
ettirdi . Bugün satılan bir Mercedes den bile belli oranda İsrail
hükümetine pay gidiyor ve bu durum gizli değil, zaman zaman gündeme
geliyor. İsrail bugün dünyanın en zengin ülkelerinden biri .
Ülkelerinde nükleer reaktörlerden tutun en son teknolojiye sahip uçak
fabrikaları bile var . Ancak Hitler döneminde dünyanın en zengin ve en
gelişmiş ülkesi olan Almanya bir dönem toparlanmış gibi görünse de
belini doğrultamadı .Ekonomisi son 10 yıldır gittikçe kötüleşiyor .
Ermenistan çok fakir bir ülke . Hiçbir şeyleri yok . Açlar .
Sanayileri , markaları. Avrupa'nın lider ülkesi Fransa'nın bu
soykırımı tanıyıp bize tazminat davası açılması yolunu açması bir anda
tüm diğer ülkelere sıçradı. Şu an ciğerci kapısında bekleyen kediler
gibi ellerinde dosya bekleyen ermenistan hükümeti açacağı binlerce
tazminat davası ile Türkiye'yi çok zor duruma düşürecek . Zaten
belimiz kurulduğumuz günden beri bükük duruyor, bu tazminatlar
Osmanlıyı çökerten kapitilasyonlar gibi bizi de çökertecektir
Siyasi görüşün ne olursa olsun , bu memleketin insanıysan bu görüşü
herkesle paylaş , bilinçsiz kişileri uyarmaya çalış . Fransız
markalarından alışveriş yapma , 3 kuruş fazla ver , 2 adım fazla yürü
başka marka kullan . Cebin haysiyetinin önüne geçmesin .
Yahudiler Hitlerin elinden kurtulduklarında hiçbir şeyleri kalmamıştı
Bırakın devlet kurmayı yiyecek ekmekleri dahi yoktu . Ancak
uluslararası camia Almanya'nın soykırım yaptığını kabul ettiğinde
Yahudilere tazminat yolu açılmış oldu . Yahudiler açtıkları davalarla
neredeyse tüm Alman şirketlerini ve Alman bankalarını tazminata mahkum
ettirdi . Bugün satılan bir Mercedes den bile belli oranda İsrail
hükümetine pay gidiyor ve bu durum gizli değil, zaman zaman gündeme
geliyor. İsrail bugün dünyanın en zengin ülkelerinden biri .
Ülkelerinde nükleer reaktörlerden tutun en son teknolojiye sahip uçak
fabrikaları bile var . Ancak Hitler döneminde dünyanın en zengin ve en
gelişmiş ülkesi olan Almanya bir dönem toparlanmış gibi görünse de
belini doğrultamadı .Ekonomisi son 10 yıldır gittikçe kötüleşiyor .
Ermenistan çok fakir bir ülke . Hiçbir şeyleri yok . Açlar .
Sanayileri , markaları. Avrupa'nın lider ülkesi Fransa'nın bu
soykırımı tanıyıp bize tazminat davası açılması yolunu açması bir anda
tüm diğer ülkelere sıçradı. Şu an ciğerci kapısında bekleyen kediler
gibi ellerinde dosya bekleyen ermenistan hükümeti açacağı binlerce
tazminat davası ile Türkiye'yi çok zor duruma düşürecek . Zaten
belimiz kurulduğumuz günden beri bükük duruyor, bu tazminatlar
Osmanlıyı çökerten kapitilasyonlar gibi bizi de çökertecektir
Siyasi görüşün ne olursa olsun , bu memleketin insanıysan bu görüşü
herkesle paylaş , bilinçsiz kişileri uyarmaya çalış . Fransız
markalarından alışveriş yapma , 3 kuruş fazla ver , 2 adım fazla yürü
başka marka kullan . Cebin haysiyetinin önüne geçmesin .
GENEL SAĞLIK SİGORTASI, HERKESİN DİKKATTİNE..!
GENEL SAĞLIK SİGORTASI, HERKESİN DİKKATTİNE..!
Bilindiği gibi Genel Sağlık Sigortası (GSS) 1 Ocak 2012‘den itibaren uygulamaya geçirildi. “Herkes sağlık sigortasına kavuşuyor” gibi süslü laflarla duyurulan genel sağlık sigortası, basın tarafından da yüzyılın sağlık dönüşüm hareketi olarak nitelendirilerek haberleştirildi.
İşin içyüzünün anlatılmadığı vatandaş ise, başından beri GSS’ye karşı çıkanlara “herkes sigortalı olacak, ne var bunda. Ücretsiz sağlık hizmeti geliyor, buna neden karşısınız?” demekteydi. Bugün gelinen noktada GSS’nin uygulama esaslarıyla mecburen tanışan halk artık GSS‘ye tepkili.
Artık herkes prim ödemek zorunda. Prim ödemeyene ceza var. Ücretli öğretmen prim farkını cebinden ödeyecek. “Ben sağlık hizmeti almadım, almayacağım” demek mümkün olmayacak. Prim ödenmediği andan itibaren sağlık hizmeti durdurulacak ve ödenmeyen prim birikmiş faiziyle yine KİŞİDEN tahsil edilecek.
SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR
Zorunlu GSS üzerinden sosyal güvenlik kapsamında olmayanlar, Ocak ayı sonuna kadar genel sağlık sigortasına başvurup gelir testine tabi alacaklar. Eğer sosyal güvencesi olmayanlar zamanında gelir testine tabi olmazlarsa SGK tarafından gelirlerine bakılmaksızın, devlete kişi başı " 212 TL" borçlu olacaklar ve bu borç her ay katlanarak artacak.
“BEN İSTEMİYORUM” DEMEK MÜMKÜN DEĞİL
Zorunlu sağlık sigortası herkesi kapsamakta. “Ben aylardır sağlık hizmeti almadım, sağlık sigortası için ödeme yapmak istemiyorum.” demek mümkün değil. GSS primleri ödenmediği andan itibaren süreç başlayacak ve bu primler faiziyle yine de tahsil edilecek.
KİM, NE KADAR PRİM ÖDEYECEK?
1. Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden (295 TL) az olan vatandaşların primleri devlet tarafından ödenecek.
2. Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte biri (295 TL) ile brüt asgari ücret (886,5 TL) arasında olanlar, 295,3 × % 12 = 35,4 TL
3. Aylık geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar 886,5 × %12 = 106,38 TL
4. Aylık geliri asgari ücretin iki katından daha fazla olanlar 1.773×%12 = 212,76 TL tutarında prim ödeyecekler.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER NE YAPACAK?
Ayda 30 günden az “kısmî süreli” çalışan sigortalılar, 30 günün altında kalan primlerini 30 güne tamamlamak zorunda kalacak.
Örneğin okullarda ek ders karşılığı derse giren bir ücretli öğretmenin sigortası ayda en fazla 22 gün olarak yatıyor. Ücretli öğretmenler ve onlar gibi aylık sigortaları 30 günden az yatan diğer kısmi süreli çalışanlar eksik kalan süreyi ceplerinden tamamlamazlarsa sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaklar.
Elbette sadece ücretli öğretmenler değil, herhangi bir işyerinde part-time ve gün/saat üzerinden ücretli çalışanlar, yevmiyeli çalışanlar vb. kişiler de eksik primlerini kendisi tamamlamak zorunda alacak.
KURTULUŞ YOK!
Sigorta primlerini eksik yatıranların sağlık hizmeti durdurulacak, eksik prim yatıranlara hiçbir şekilde sağlık hizmeti verilmeyecek. Fakat durum sadece “sağlık hizmeti alamamaktan” ibaret olmayacak. Eksik ödenen ya da ödenmeyen primler, SGK tarafından yine de ilgili kişiden faiziyle birlikte tahsil edilecek. Yani sigortalı için sağlık sigortası primini ödemekten başka bir yol bulunmayacak.
Sigortalı çalışanların 1 Ocak 2012 itibariyle toplam brüt gelirleri üzerinden ödeyecekleri GSS primlerinin yüzde 7’sini işveren, yüzde 5’ini ise kendileri ödeyecek.
2012 SAĞLIĞA NELER GETİRDİ?
2012’de ilk kez başlayan GSS ve önceki düzenlemeler ile;
1- Doktorların yazdığı 3 kutu ilaç için 3 TL,
2- 3 kutudan sonra yazılacak her kutu ilaç için 1 TL,
3- Devlet hastanelerinde 8 TL,
4- Özel hastanelerde 15 TL,
5- Eczanelerde reçete toplamının yüzde 20‘si ödeniyor.
Türkiye artık “paran varsa sağlık, paran kadar sağlık” dönemine resmen geçmiş oldu. Bu uygulamalardan vatandaşın ne şekilde etkileneceği ve tepkileri önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır.
Eğer hala kafanız karşıyorsa Alo 170 arayın...
Bilindiği gibi Genel Sağlık Sigortası (GSS) 1 Ocak 2012‘den itibaren uygulamaya geçirildi. “Herkes sağlık sigortasına kavuşuyor” gibi süslü laflarla duyurulan genel sağlık sigortası, basın tarafından da yüzyılın sağlık dönüşüm hareketi olarak nitelendirilerek haberleştirildi.
İşin içyüzünün anlatılmadığı vatandaş ise, başından beri GSS’ye karşı çıkanlara “herkes sigortalı olacak, ne var bunda. Ücretsiz sağlık hizmeti geliyor, buna neden karşısınız?” demekteydi. Bugün gelinen noktada GSS’nin uygulama esaslarıyla mecburen tanışan halk artık GSS‘ye tepkili.
Artık herkes prim ödemek zorunda. Prim ödemeyene ceza var. Ücretli öğretmen prim farkını cebinden ödeyecek. “Ben sağlık hizmeti almadım, almayacağım” demek mümkün olmayacak. Prim ödenmediği andan itibaren sağlık hizmeti durdurulacak ve ödenmeyen prim birikmiş faiziyle yine KİŞİDEN tahsil edilecek.
SOSYAL GÜVENCESİ OLMAYANLAR
Zorunlu GSS üzerinden sosyal güvenlik kapsamında olmayanlar, Ocak ayı sonuna kadar genel sağlık sigortasına başvurup gelir testine tabi alacaklar. Eğer sosyal güvencesi olmayanlar zamanında gelir testine tabi olmazlarsa SGK tarafından gelirlerine bakılmaksızın, devlete kişi başı " 212 TL" borçlu olacaklar ve bu borç her ay katlanarak artacak.
“BEN İSTEMİYORUM” DEMEK MÜMKÜN DEĞİL
Zorunlu sağlık sigortası herkesi kapsamakta. “Ben aylardır sağlık hizmeti almadım, sağlık sigortası için ödeme yapmak istemiyorum.” demek mümkün değil. GSS primleri ödenmediği andan itibaren süreç başlayacak ve bu primler faiziyle yine de tahsil edilecek.
KİM, NE KADAR PRİM ÖDEYECEK?
1. Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte birinden (295 TL) az olan vatandaşların primleri devlet tarafından ödenecek.
2. Aylık geliri brüt asgari ücretin üçte biri (295 TL) ile brüt asgari ücret (886,5 TL) arasında olanlar, 295,3 × % 12 = 35,4 TL
3. Aylık geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar 886,5 × %12 = 106,38 TL
4. Aylık geliri asgari ücretin iki katından daha fazla olanlar 1.773×%12 = 212,76 TL tutarında prim ödeyecekler.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER NE YAPACAK?
Ayda 30 günden az “kısmî süreli” çalışan sigortalılar, 30 günün altında kalan primlerini 30 güne tamamlamak zorunda kalacak.
Örneğin okullarda ek ders karşılığı derse giren bir ücretli öğretmenin sigortası ayda en fazla 22 gün olarak yatıyor. Ücretli öğretmenler ve onlar gibi aylık sigortaları 30 günden az yatan diğer kısmi süreli çalışanlar eksik kalan süreyi ceplerinden tamamlamazlarsa sağlık hizmetlerinden yararlanamayacaklar.
Elbette sadece ücretli öğretmenler değil, herhangi bir işyerinde part-time ve gün/saat üzerinden ücretli çalışanlar, yevmiyeli çalışanlar vb. kişiler de eksik primlerini kendisi tamamlamak zorunda alacak.
KURTULUŞ YOK!
Sigorta primlerini eksik yatıranların sağlık hizmeti durdurulacak, eksik prim yatıranlara hiçbir şekilde sağlık hizmeti verilmeyecek. Fakat durum sadece “sağlık hizmeti alamamaktan” ibaret olmayacak. Eksik ödenen ya da ödenmeyen primler, SGK tarafından yine de ilgili kişiden faiziyle birlikte tahsil edilecek. Yani sigortalı için sağlık sigortası primini ödemekten başka bir yol bulunmayacak.
Sigortalı çalışanların 1 Ocak 2012 itibariyle toplam brüt gelirleri üzerinden ödeyecekleri GSS primlerinin yüzde 7’sini işveren, yüzde 5’ini ise kendileri ödeyecek.
2012 SAĞLIĞA NELER GETİRDİ?
2012’de ilk kez başlayan GSS ve önceki düzenlemeler ile;
1- Doktorların yazdığı 3 kutu ilaç için 3 TL,
2- 3 kutudan sonra yazılacak her kutu ilaç için 1 TL,
3- Devlet hastanelerinde 8 TL,
4- Özel hastanelerde 15 TL,
5- Eczanelerde reçete toplamının yüzde 20‘si ödeniyor.
Türkiye artık “paran varsa sağlık, paran kadar sağlık” dönemine resmen geçmiş oldu. Bu uygulamalardan vatandaşın ne şekilde etkileneceği ve tepkileri önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır.
Eğer hala kafanız karşıyorsa Alo 170 arayın...
29 Aralık 2011
07 Kasım 2011
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

