/* BURADAN */ /* BURAYA */

07 Mayıs 2012

Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası-SİNASOS



Daha Büyük Görüntüle
 NOT:Makalede adı geçen albüm resimleri..

Mübadeleden Önce Bir Kapadokya Kasabası
Kapadokya’ya gelenler, “Güzel Atlar Ülkesi” ‘ nin uyuyan güzeli Sinasos’un sokaklarında gezerken büyülenirler. Kim bilir hangi ellerin nice sevinçlerle, kederlerle dokunduğu kapı tokmaklarına dokunurlar. Kasabanın oya gibi işlenmiş taşları, konakları gözlerini alır; ortamın doğal atmosferi alır götürür onları; masalların yaşanmışlıklarla, gerçeğin düşlerle harmanlandığı diyarlara... Kimseler bilmez, kendi halinde sessizce var olan bu hazinenin masal içindeki masalını:
Bugün Mustafapaşa adını almış olan Sinasos, 1920'li yıllara kadar halkının çoğunluğu Rumlardan oluşan, üç bin nüfuslu bir Kapadokya kasabasıydı.  Kasaba, kendine özgü mimarisi, eğitimli ve yetenekli insanlarıyla "Doğu'nun incisi" olarak anılırdı. 1924 yılında uygulanan Türk-Yunan nüfus mübadelesiyle kasabalarını terk etmek zorunda kalan Rumlar, kasabalarından ayrılmadan önce, Mübadeleye tabi tutulan başka hiçbir yerde örneği görülmeyen bir şey yaptılar: İki fotoğrafçı tutup kasabalarının fotoğraflarını çektirdiler. Ve bunları bir albümde bir araya getirerek ölümsüzleştirdiler.
Konaklar, kiliseler, okullar, köprü ve çeşmelerin yer aldığı bu albüm, gündelik hayattan görüntüleri, eğlenceleri, yerel kıyafetleri ve Sinasos toplumunun çeşitli simalarını da yansıtıyordu.

1924'te hazırlanan "Doğu'nun İncisi Sinasos" albümünün fikir babası Serafim Rizos anlatıyor:
 Köyümüzün fotoğraflarının çekilmesi... Programımızda böyle bir proje yoktu. Gündelik sorunlarla öylesine meşgul ve maddi kaynaklar açısından öylesine dardaydık ki, böyle bir lükse ilişkin herhangi bir teklifim hemen reddedilecekti.   Konuyu Komite Başkanı rahmetli kardeşim Rizos'a açmayı düşündüm. Çekimin önemini anlattım ve bana hak verdi.  Harcamalarda sıkı davranmamı önererek, diğer Komite üyelerini bu iş için bir ödenek ayırmaya ikna etmeyi üstlendi.
Gerçekten de fotoğraf çekimleri için 20 Türk liralık bir kaynak tahsis edildi. Ancak 20 lirayla ne yapılabilirdi? Kastro'da (Ürgüp) bankerlik yapan iyi kalpli Pandazidis Kardeşlerin çocukları, İosif'in oğlu Anastasis Pandazis ile İlia'nin oğlu İsaak Pandazis'in bir fotoğraf makinelerinin olduğunu duymuştum. Onları bularak, 20 lira karşılığında ve belirli bir zaman aralığı içinde -1 Haziran 1924'ten ay sonuna kadar- köyün farklı bölgelerini birlikte dolaşmak ve işaret edeceğim her şeyin fotoğrafını çekmek üzere anlaştım.
Benim istediklerimin dışında başka evlerin de fotoğraflarını çektiklerinde, ücretlerini ev sahiplerinden alacaklardı. Bütün bunlara, dost Pandazidislerin isteğiyle, ücret talep etmeden çektikleri Kastro'nun iki kilisesi: Ayios Vasilios ve Osios İoannis ile Kastro'nun Hıristiyan mahalleleri eklendi. Bir ay içinde, Gorgoli ya da Calela gibi yerlere bazen yayan bazen de at sırtında giderek yetiştirebildiğimiz kadarını çektik. O zamanlar çok sayıda olan asker kaçaklarından çekindiğimiz için, Timios Stavros, Çamarça ve Davlama'ya gidemedik.
Bütün bu fotoğrafların plakalarını, bu malzemeyle bir Sinasos albümü hazırlanması önerisi ve ricasıyla, İstanbul üzerinden Yunanistan'a giderken karşılaştığım İstanbul temsilciliğimize verdim. Temsilcilik bu önerimi büyük bir coşkuyla kabul etti ve bu işi şimdi hayatta olmayan Doktor İoannis Arhelaos üstlendi.
Albümün Demotiki (halk dili) ile yazılmasını rica ettim, onlar da bu ricamı yerine getireceklerine söz verdiler. Böylece göçmenlik dalgasıyla sürüklenerek Yunanistan'a gittim.
Bir gün, Nea İonia'daki Podarades'te, çalıştığım halı fabrikasına postayla ağır bir paket geldi. İçinden, kayalara oyulmuş evleriyle  sakinleri ile kadersiz köyümüzün, tarihinin yegane hatırası, "Doğu'nun İncisi" albümü çıktı.
Evengelia Balta’nın bu eşsiz eserini ne zaman okusam, beni bir hüzün kaplar, ”Neden bizim dedelerimiz böyle bir şey yapmadılar, yapamadılar.” diye üzülürüm.
Sinasos’tan göç eden Rumların torunları ellerinde bu albümle gelip, “Bu dedemin evi…” dediklerinde, Dedemin köyünde evini ararken ki koşuşturmalarım aklıma geliyor. Çeşmenin yanındaki ev mi…  caminin yanındaki ev mi...?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder