/* BURADAN */ /* BURAYA */

31 Aralık 2015

YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN


 

Sevgili Bekir Coşkun;
Bu kadar özlü sözlerle kocaman bir ülkenin sorunlarını sıcacık, kısacık ve anlamlı cümlelerle ne güzel ifade ediyorsun. Seni YILIN GAZETECİSİ ilan ediyor ve Tüm ülkem insanlarının yeni yılını kutluyorum.


Gaz bombalarını havai fişek say…
TOMA’lar şampanya patlatıyor…
Bak müzik; siren sesleri…
Çığlıklar duyarsan; yılbaşı sevincidir…
Rahatını bozma Türkiye; yeni yılın kutlu olsun…

*

Piyango biletin varsa ya da yoksa fark etmez, aileden birisinin başına bir iş gelmemişse, babayı alıp götürmemişlerse, çocuklar eve sağlam dönmüşse; piyangodur…
Salonu süsleyeceksen, bak balon Başbakan’dan; “Huzur içinde kalkınmamızı daha da hızlandırarak, yeni seneye güçlü bir şekilde giriyoruz” dedi…
Bu sene çok satılıyormuş kırmızı don; yeni yıla girerken uğurdur…
Kafan işe yaramıyorsa, umudunu dötüne bağla…
Nice yıllara…

*

Ülkenin yarısında savaş var…
200 bin insan evini barkını bırakıp can derdiyle kaçtı… Şehirler yıkılıyor, kasabalar yakıldı… Evlerde çocuklar aç ve hasta…
Morglarda yer kalmadı…
Mutlu yıllar…

*

Ülkenin kalan yarısında ise devlet yok…
Bitmiş tükenmiş bir hukuk bataklığında, ülkenin Cumhurbaşkanı anayasal rejimi yıkıp, kendi rejimini kurmak istiyor…
1916 Osmanlı’nın yıkılış sürecinde sert virajdır, Ruslar Erzurum’u , Van’ı işgal ettiler, İngiliz uçakları Haydarpaşa’yı bombaladı, Hicaz Osmanlı’dan ayrıldı, bir koca imparatorluk yıkılıyordu…
Tam yüz yıl sonra 2016’da yeni anayasa tuzağına düşüp laik Türkiye Cumhuriyeti’ni de yıkarsan, bunu sen yapabilirsin ancak kardeşim…
İyi seneler…

*

Böyle girilen bir yeni yılda, yılbaşında uğur dile…
Kırmızı dona güven…
Bez parçasıdır deme, elin oğlu bez parçası ile başlayıp karşı devrim yaptı…
Kutlu olsun…

27 Aralık 2015

BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM

'Posta' Gazetesinin Ankara temsilcisi Hakan Çelik'in yazısı: 19 Aralık, 09:25

 

Bir TÜRK olarak Kürtlere soruyorum; ''Kürtler bu ülkeye ne vermiştir ? '' Kürtlerin, Türkiye'ye bugüne kadar ne katkıları olmuştur?   Sosyal, bilimsel ve sanatsal anlamda yaşamımıza neler katmışlardır?
  Kendilerini etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve kendilerine verilmiş en büyük hak olan ''BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE'NİN VATANDAŞI OLMAK HAKKINI'' bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı tercih eden bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu sapkın anlayışla ne verebilir?
  Kürtlere soruyorum; neden terör sizde, beşik kertmesi sizde, kız çocuklarını başlık parası âdetiyle adeta bir eşya gibi alıp-satmak âdeti sizde, her türlü yasadışı işin altından çoğunlukla Kürtler çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde, ''NAMUS CİNAYETLERİ'' sizde, kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu ülkenin vatandaşı olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et anlayışı sizde, ÖZELEŞTİRİ yapmamak sizde, nedensiz aşağılık kompleksi sizde, başına kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak sizde, her şeyi devletten beklemek sizde, asimile edildiği yalanını söyleyip, 21. yüzyıl Türkiyesi'nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan sizde, emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması neticesinde Anadolu'da hiçbir zaman var olmayan, sözde gasp edilmiş hayali bir anavatanınız olduğu yalanını yaymak yine sizde.
   Bu ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve Vandalizmle, terör ile toprak gasp etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyalogu ve insani ilişkileri es geçip, yakıp yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde, Avrupa'ya gidip Türkiye Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında her türlü asılsız yalanları söylemek, bana işkence yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi mülteci statüsüyle o Avrupa ülkelerine kapağı atmak, bir parazit gibi yaşayıp oralarda da suç işlemek sizde, sizlerde....
    Avrupa'da Türkiye'yi şikâyet etmek söz konusu olunca ''ben Kürdüm'' demek, ama cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği ile Avrupa ülkelerinden herhangi birinde suçüstü yakalandığınızda ''ben Türküm'' demek üçkâğıtçılığı sizde, çapulcu terör örgütüne her türlü desteği verip, demokrasi ve insan haklarından bahsetmek, ''şiddeti kınıyorum'' demek sizde, bu yalanları söyleyip bizleri de enayi zannedip, aptal yerine koymaya çalışmak terbiyesizliği ve alçaklığı sizde,bu ülkede yaşayan onlarca farklı etnik kökenden milyonlarca insan, etnik kökenleriyle ilgili en ufak bir sıkıntı çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken, milletvekili ve hatta Başbakan bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş Savaşı mücadelesi sonucu elde edilmiş Cumhuriyetimizin kazanımlarını içlerine sindiremeyen sömürgeci, etnik soykırımcı, emperyalist devletlerin maşası ve tetikçisi olmak düzenbazlığı NEDEN hep sizde?
    Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz. ..
    Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz? Eğitim diyorsunuz; öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve elebaşını lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz. Dilimizi konuşamıyoruz diyorsunuz; o halde bugüne kadar Türkiye'nin çeşitli kentlerinde açılmış ''Kürtçe Kursları'' sözde dil öğrenmeye susamış sizlerin ilgisizliği sonucunda neden kapandı? Siyasi platformda temsil hakkı diyorsunuz; siyasetinizi etnik ırkçılığa ve bölücülüğe dayalı söylemler, eylemler ve politikalar üzerine kuruyorsunuz. Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor....
   En ufak bir özeleştiri, en ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz. Sizlerin canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları terörden korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan ana kuzularının, evlatlarımızın canı patlıcan mı? İstanbul ' da sokaktaki vatandaşlara saldırmak, Molotof kokteyli atmak, otobüs yakmak, polise ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık çocuklara ''kaldırım taşları'' atıp kafalarını yarmak neyin protestosu?
    Hangi köhne düşüncenin, hangi barbar anlayışın dışavurumu? Bugüne kadar hangi ''Kürt kökenli'' Türk vatandaşına; hop! Sen Kürtsün şu şehre giremezsin, şu işi yapamazsın, şu mesleği icra edemezsin denmiş veya denmekte?
   Bu ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla Kürt kökenli şarkıcılar, eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaret erbabı, turistik otel sahipleri, eğlence dünyasında; tv'de, gazinolarda iş yapan isimler (İbrahim Tatlıses, Özcan Deniz, Ceylan, Yılmaz Erdoğan vs.) değil mi? Hani ne oldu ''fırsat eşitsizliği yalanınıza?'' İşin doğrusu, sizin sorununuz bu ülkeyi terör ile, vurarak, kırarak bölmek! Bir oldu-bitti yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu kadar basit.
  Şu çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar bile anlayabilmektedirler. ''KÜRT'' kökenli vatandaşlarımız, eğer bunca kan ve gözyaşı dökülmesine sebep olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI TERÖRİSTLERİ hala destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL, KENDİLERİNDE ARAMALIDIRLAR! Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30 bin insanımızın katili kanlı terör örgütü PKK'nın afişleri, terörist başı Apo'nun posterleri, yakarız-yıkarız tehditleri ve herkesin malumu ülkemizdeki büyük kentlerde meydana gelen şu terör olayları...
     Çapulcu terör örgütünün hazırladığı ''Şemdinli fiyaskosundan'' sonra, ellerine para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik güçlerimize, halkımıza taş ve Molotof kokteyli attırdığı küçücük çocuklar... Çocuğunu terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsaade ediyorsan, bu kaos ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi böleriz, sözde ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında veya meydanlara saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu kendi ellerinle ateşe attığında da bunu devlete fatura edemezsin. Hak isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda bulunacak. İNSAN gibi davranacak, yakmayacak, yıkmayacak.
      Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koyacak. Bu ülkenin güzel insanlarını kendisine inandıracak. Kürt toplumu yüzyıllardır kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun kula kulluk ettiği ''FEODAL DÜZEN'' denen ilkel sistemden ne zaman vazgeçecek? Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken ''ÖZGÜRLÜĞÜ'' teslim edecek? Ve neden ülkede en yüksek kadın intiharları Batman'da? Neden aile içi şiddet sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette ekseriyetle Kürt kökenli insanların yaşadığı iller de başı çekmekte?
     Büyük şehirlerde kapkaç ve bu tür illegal suçları işleyip, elde edilen yasadışı geliri Terör örgütüne aktarma suçu neden hep Kürt kökenli çocuk v e gençlerde görülmekte? Neden, neden, neden?
Kürdüm diyen sizler, acaba bu KUSURLARINIZI hallettiniz mi ki, TÜRKLERİ pervahsızca eleştiriyorsunuz?
      Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne yapmış bu ülkenin vatandaşları?

Gazeteci  : HAKAN ÇELİK

24 Aralık 2015

KARADENİZLİDEN KÜRTLERE MEKTUP


'Ben Karadenizliyim!

Lazca konuşma merakım hiç olmadı.

Ana dilde lazca isteğim olmadığı gibi.

Karadeniz diye adlandırılan topraklarda hep gurbeti yaşadım.

Bazen inşaatçı oldum, bazen hamal.

Bazen yurt dışına göç eden emekçi.

Bazen milletvekili, bazen mühendis.

Bazen kanun kaçağı, bazen asker, bazen ise polis olarak yaşadım yaşanılmaz memleketi.

Patika yollarla doludur yaşadığım yer. keçi yolu diye tabir edilen yolları hiç keleş ile dolaşmadım.

Pusu atmadım askere, polise.

Senin gibi açlığı iyi bilirim. Beraber yüklendik ülkenin en ağır yükünü.

Emekçileri oynadık nesiller boyu.

Sen susuzluktan yakınırken ben sellerin sürüklediği molozlar arasında kaybettiklerimin cesetlerini aradım.

Senin adın sınır kaçakçılığınla anılırken, ben yasa dışı silah kaçakçısı olarak tanındım.

Silah ürettim evimin ahırında, namlu taktım oyuncak silahlara.

Sen Irak, Suriye topraklarında gezinirken bende Gürcistan topraklarına uzanmışım ara sıra.

Bazıları bizi çok özdeş kabul eder.

Lazlar Kürt'ün deniz görmüşüdür der bilirsin.

Benziyor muyuz gerçekten?

Hemde çok, hemde hiç!

Benziyoruz; sen karnı burnunda anne adaylarını kızak ile hastanelere taşırken ben sırtımda taşıyorum.

Benzemez miyiz?

Ülkenin en ağır işlerini beraber sırtlandık.

Sen beton dökerken ben duvarçılık yapıyordum. Sen duvar örerken ben demir döşüyordum.

Sen park simsarlığı yaparken ben gazinoları haraca bağlıyordum.
Benzemez miyiz?

Senin çocukların ile benim çocuklarımın kaderide aynı, aynı hastalıklardan kırılırlar, aynı hastalıklardan Sakat kalırlar, aynı eğitimsizlikten mağdur olurlar.

Benzemez miyiz hiç?

Sana ulaşma konusunda devletin nasıl geç kaldığını iddia ediyorsan benimde farkım yok bilesin.

Devleti hep jardarma diye bilir yörem insanı.

Sizdeki gibi.

Benzemez miyiz?

Aynı gelenek yüzünden silahına sarılıp binleri öldürdük namus anlayışı gereği.

Silaha merakımız, silahı yaşamın parçası görme anlayışımız hep aynı.

Benzemez miyiz?

Çok benziyoruz çok.

Kürtler, Lazların deniz görmemişidir!

Ne kadar doğru değil mi?

Hiç benzemiyoruz aslında.

Hem de hiç!

Ana dil hiç sorun olmadı benim için, bahane de.

Kültürel haklar gerekçesi ile hiç cana kıymadım ben.

Hiç pusu atıp mayın döşemedim körpe delikanlılara, yiğitlere. vatan için görev yapanlara.

Hiç işyeri yakmadım.

Hiç kepenk kapatmadım insanların yüzüne.

Hiç yollara düşüp caniliği, canileri savunmadım.

Hiç Mehmetçik ile puştu bir tutmadım, yakıştıramadım vicdanıma.

Hiç benzemiyoruz hiç!

Çanakkale'de bende öldüm.

Yetmedi Pontus çeteleri ile mücadelede öldüm.

Ruslara karşı öldüm.

Yetmedi Kore de öldüm, Kıbrısta öldüm.

Bunu iğrenç ayrılıkçılık anlayışına kılıf uydurmak için malzeme konusu yapmadım.

Nereden bilebilirim ki Çanakkale'de ölen atalarımın şimdilerde yapmaya çalışacağım ayrılıkçılığa anlayış gösterebileceklerini ki!

Zafere ulaşmak için her yol mübah demedim, diyemedim.

Çocuklarımı sokaklarda taş atsınlar, barikat kursunlar diye yollamadım.

Bayrakları çiğnesinler, Milli Marşı söylemesinler diye öğütlemedim.

Lazlığımı Türklüğümün önünde görmedim hiç bir zaman.

Ben dağa çıkmadım, Mehmetçiğe pusu atıp mayınlamadım.

Ülke ülke dolaşıp vahvahlarımı anlatmadım.

Bir oğlumu dağa bir oğlumu üniversiteye birini askere yollamadım.

Devlete vergiden kaçıp eşkiyaya haraç vermedim. Ekmeğine yağ sürmedim.

Gece dağda gündüz kurumda olmadım. hastaneleri basmadım, okulları yakmadım, şantiyeleri havaya uçurmadım.''
Alıntı

21 Aralık 2015

DÜŞÜNEN AKIL


          Bir kurdu avcılar fena halde sıkıştırmıştır.
          Kurt ormanda peşindeki avcılardan kurtulmak  için  oraya buraya kaçmaktadır
         Canını kurtarmak için deli gibi koşarken bir köylüye rastlar. 
Köylü elinde yabasıyla tarlasına girmektedir. Kurt adamın önüne çöker ve yalvarmaya başlar:
         "Ey insan ne olur yardım et bana, peşimdeki avcılardan kaçacak nefesim kalmadı, eğer sen yardım etmezsen biraz sonra yakalayıp öldürecekler."
          Köylü bir an düşündükten sonra yanındaki boş çuvalı açar, kurda içine girmesini söyler. 
          Çuvalın ağzını bağlar, sırtına vurur ve yürümeye devam eder.
Birkaç dakika sonra da avcılara rastlar. 
           Avcılar köylüye bu civarda bir kurt görüp görmediğini sorarlar, köylü "görmedim" der ve avcılar uzaklaşır. 
           Avcıların iyice uzaklaştığından emin olduktan sonra köylü sırtındaki torbayı indirir, ağzını açar, kurdu dışarı salar.
          "Çok teşekkür ederimBana büyük bir iyilik yaptınder kurt
          "Önemli değil" der köylü ve tarlasına gitmek üzere yürümeye başlar.
          "Bir dakika" diye seslenir kurt: "Uzun zamandır bu avcılardan kaçıyorum, çok bitkin düştüm, açım, kuvvetimi toplamam için bir şeyler yemem lazım ve burada senden başka yiyecek bir şey yok."
Köylü şaşırır: 
         "Olur mu, ben senin hayatını kurtardım." 
         "Yapılan iyiliklerden, verilen hizmetlerden daha çabuk unutulan bir şey yoktur"
         "Ben de kendi çıkarım için senin iyiliğini unutmak ve seni yemek zorundayım. der kurt.
          Bir süre tartıştıktan sonra, ormanda karşılarına çıkacak olan ilk üç kişiye bu konuyu sormaya ve ona göre davranmaya karar verirler.
          Karşılarına önce yaşlı bir kısrak çıkar. " Ne vefası " der kısrak, " Ben sahibime yıllarca hizmet ettim, arabasını çektim, taylar doğurdum, gezdirdim. Ve yaşlanıp bir işe yaramadığım zaman beni böylece kapıya kovdu..."
          Bir sıfır öne geçen kurt sevinirken bir köpeğe rastlarlar. 
         "Ben hizmetin değerini bilen bir efendi görmedim.Yıllardır sadakatle hizmet ederim sahibime koyunlarını korurum, yabancılara saldırırım, ama o beni her gün tekmeler, sopayla vurur..."  der köpek.
           Kurt köylüye döner, "İşte gördün" der.
           Köylü de son bir çabayla:
          "Ama üç kişiye soralım diye konuşmuştuk, birine daha soralım, sonra beni ye" diye cevap verir.
           Bu kez karşılarına bir tilki çıkar.
           Başlarından geçenleri, tartışmalarını anlatırlar. Tilki hep nefret ettiği kurda bir oyun oynayacağı için keyiflenir.
          "Her şeyi anladım da Bu küçücük torbaya sen nasıl sığdın?" der tilki.  
           Kurt bir şeyler söyler, tilki inanmamış gibi yapar:
          "Gözümle görmeden inanmam...
           İşin sonuna geldiğini düşünen kurt torbaya girer girmez, tilki köylüye işaret eder ve köylü torbanın ağzını sıkıca bağlar.
           Köylü eline bir taş alır ve "Beni yemeye kalktın ha nankör yaratık" diyerek torbanın içindeki kurdu bir süre pataklar.
          Tilkiye döner "Sana minnettarım beni bu kurttan kurtardın" der. 
          Tilki de "Benim için bir zevkti" diye cevap verir.
          O an köylünün gözü tilkinin parlak kürküne takılır, bu kürkü satarsa alacağı parayı düşünür ve hiç beklemeden elindeki taşı kafasına vurup tilkiyi öldürür.
           Sonra da torbanın içindeki kurdu ayağıyla dürter: "Haklıymışsın kurt, yapılan iyilikten daha çabuk unutulan bir şey yokmuş..."
       NOT: Kıssadan Hisse: "Yaşamak için öldürmek gerek..."

17 Aralık 2015

BARIŞ MANÇO VE FRANSIZ SPİKER


Barış Manço Fransa'da bir televizyon kanalının canlı yayınına konuktur. Küstah bir spiker vardır ve Barış Manço ile dalga geçmektedir. Sürekli, " İşte Türk, yani barbar, vahşi vs... " demektedir...

Barış Manço daha fazla dayanamaz ve spikere

" Yanınızda kağıt para var mı? " diye sorar!

Bu soruya spiker şaşırır ve

" Evet var ama, ne olacak " der.

Barış Manço ısrar edince spiker cebindeki kâğıt paraları çıkartır.

Bu olaydan az önce Barış Manço canlı yayında "Anahtar" adlı şarkısını söylemiştir. Bu şarkının bir bölümü şöyledir:

" Beş Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, beş Fatih-bir Mevlana, İki Mevlana-bir Sinan" (Barış Manço / Anahtar şarkısı / Darısı Başınıza Albümü / 1992).

Bu şarkı bir matematik sorusudur ve şarkıda adı geçen kişiler o dönemdeki Türk parası olan banknotların arkasında fotoğrafı olan kişilerdir...

Barış Manço spikere sorar:

" Bu paranızda fotoğrafı olan kişi kim? "

Spiker: "General ."

Barış Manço diğer paralardaki fotoğrafları olan kişileri de sorar, spikerin verdiği cevaplar hep aynıdır,

"General, Amiral, "Komutan" Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra, bu sefer de Barış Manço cebinden Türk paralarını çıkarır...

Barış Manço der ki:

Bu parada fotoğrafı olan kişi Mehmet Akif  Ersoy 'dur. Şairdir...

Bu fotoğraftaki kişi Mevlana'dır. Düşünürdür...

Bu paradaki fotoğrafı olan kişi Fatih Sultan Mehmet'tir. Adaletin sembolüdür...

Bu paradaki kişi ise Atatürk'tür. "Yurtta barış, dünyada barış" diyen kişidir. Bizim paralarımız bunlar. Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar olduğumuz için paralarımızın arkasına şairlerimizin, düşünürlerimizin, bilim adamlarımızın fotoğraflarını bastık...

Siz Fransızlar kendiniz barbar, vahşi olduğunuz için paralarınızın arkasına hep savaş Adamlarının fotoğraflarını basmışsınız!" der...

Barış Manço'nun bu müthiş cevabından sonra televizyon yöneticileri Canlı yayını keserler ve spikeri yayından alırlar, Başka bir spiker yerine gelir ve canlı yayın yeniden başlar, Yeni spiker Barış Manço'dan ve Türklerden özür diler..

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

 Kaynak : Murat Yatağanbaba

12 Aralık 2015

II FREDERICK VE POTSDAM SARAYI


Alman Kralı II. Frederick 1750 yılında Potsdam'dan geçiyor. Orayı çok beğeniyor ve 'Bana şuraya bir saray yapın" diyor. Ertesi gün adamları gidip bakıyorlar, Kral'ın beğendiği yerde bir değirmen. Adamlar kapıyı çalıyor, yaşlı değirmenci açıyor.
- Buyrun?
- Bizi Kral gönderdi. Burayı görüp çok beğendi, satın alacak. Kaç para?
- Satmıyorum ki ne parası?
- Saçmalama Kral istedi.
- Bana ne. Ben satmadıktan sonra kimse alamaz ki.
Adamları gelip Kral'a diyorlar ki;
- Efendim beğendiğiniz yerdeki değirmenci deli. Satmıyorum dedi.
- Çağırın bakalım bana şu adamı.
Değirmenci gelip, Kral'ın karşısında duruyor. II. Frederick;
- Yanlış anladınız herhalde beyefendi, ben satın almak istiyorum orayı. Kaç para?
- Yoo yanlış anlamadım, adamların da dün bunu söyledi. Satmıyorum!
- Beyefendi inat etmeyin, paranızı fazlasıyla vereceğim.
- Sen koskoca kralsın, paran çok. Git Almanya'nın heryerine saray yap. Burayı benden önce babam işletiyordu. Ona da babasından kalmış, ben de çocuğuma bırakacağım. Satmıyorum!
II. Frederick ayağa kalkıyor;
- Unutma ki ben Kralım!
Değirmenci bakıyor ve diyor ki;
- Asıl sen unutma ki Berlin'de hakimler var!
Hiçbir güç, hiçbir siyaset, hiçbir iktidar kral bile olsa adaletten üstün değildir. Hiçkimse adaletin üstüne çıkamaz. Orada oturamaz. Bugün bütün gelişmiş ülkeler hukuk fakültelerinde bu olayı anlatırlar. "Berlin'de hakimler var!"
- Potsdam'da Sansosi Sarayı. Saray ve değirmen yanyana. Kral ve değirmenci adaletle komşu oluyor.
Sabahları II. Frederick arka bahçeye çıktığında değirmenci sesleniyor;
- Hey Frederick, ekmek yaptım göndereyim mi?
II. Frederick diyor ki;
- Adalet her sabah bana, sıcak bir ekmek kokusuyla gelirdi.
Ve 31 Aralık 1917. Berlin'de bir otelde yılbaşı kutlamaları yapılacak, Osmanlı heyeti var orada. Aralarından biri bu öyküyü anlatıyor. Ve;
- Hadi Potsdam çok yakın. Gidip adaletin simgesi olan o değirmen ve sarayı yanyana görelim.
Kimse gelmiyor ve o öyküyü anlatan tek başına kalkıp gidiyor. Herkes yılbaşı kutlarken o gidip adaletin simgesini izliyor uzun uzun. O Mustafa Kemal Atatürk..

11 Aralık 2015

SÜPER VALİ

Abdurahim Kültür Hoca anlatıyor;
Muhtar’ın kızının evi Erzincan depreminde yıkılır, devlet mağdurlara yeni ev verir.. Kelkitli muhtar, kızının evinin işlemleri için Erzincan’da Valilik binasına gider, öğlen paydosu olduğu için çalışanlar yemek paydosundadır.
Kağıtlar elinde bakınan muhtar’a kot pantolonlu, yakası açık birini görür.
“Amca buyur der”
Muhtar derdini anlatır.
Adam evrakları alır bir o odaya girer kaşe basar, diğer odada çekmeceyi açar evrak ekler, diğerini deftere kaydeder. En son Valilik yazan odaya girer ve oradan çekmeceden bir mühür çıkartıp mühürler adamın evraklarını eline tutuşturur.
Burada çalışan hizmetliler ne kadar rahat valinin odasına girip çıkıyor diye içinden geçirerek
Genç adama sorar
“Yeğenim çok sağol, ama Vali sana kızmasın”
Genç adam karşılık verir
“Yok amca kızmaz”
“Peki yavrum sağ olasın, senin adın nedir”
“Benim adım Recep amca”
Muhtar “Yoksa sen Vali Recep Yazıcıoğlu musun?”
(Yerin mekanın Cennet olsun...)

10 Aralık 2015

ZEYTİNİN TERİ

Arabamız su kaynatmasa durmayacaktık, o sıcak yaz günü Balıkesir' in
Savaştepe ilçesinde. Yola çıkmadan önce arabaya bakım yaptırmış, hararet
sorunu olduğunu söylememe rağmen arıza bulamamışlardı. Dağda su
kaynattıktan sonra motorun soğumasını bekleyip ancak Savaştepe' ye
kadar gidebilmiştik.
Birlikte yolculuk ettiğim eşim ve kızımın da canı sıkkındı. Günlerden
pazardı ve her yer tatildi. Sanayi sitesinde arabaya baktıracak
birilerini aradık, bulamadık. Can sıkıntısı ve çaresizlik içinde
söylenirken tamirci aradığımızı duyan birileri aracılığıyla tanıştık; Hüseyin amcayla.
“Hüseyin Kocakülah” kendisi ile söyleşi yapan Dr.Yasemin BRADLEY ile birlikte.
Elinde küçük bir alet çantası vardı. Yardımcı olmak istediğini
söyledi.
Motora yaklaştı, sesini dinledi. Kontağı kapatıp tekrar açtı. Hiçbir yere
dokunmadan uzun uzun motoru ve çalışmasını izledi. "motorun soğutma
sisteminde sorun görmediğinden" söz etti. Bir süre daha bakındı.
Sonra "buldum galiba" diye haykırdı.
"Her şey normal görünüyor ve su kaynatıyor ise araba su eksiltiyor
demektir. Muhtemelen kalorifer peteği delinmiş, su kaçırıyordur. O
takdirde döşemelerin ıslak olmalı" dedi. Gerçekten de onca uzmanın
çalıştığı servisin bulamadığı sorunu kısa sürede görmüştü.
Arabanın kalorifer sistemi su kaçırıyor eksilen soğutma suyu yüzünden
araba hararet yapıyordu. Kalorifer sistemini devre dışı bırakıp geçici
bile olsa su kaçağını önleyip sorunu çözdü, Hüseyin amca.
Teşekkür edip borcumu sordum. Arabanın camındaki tıp armasını
gösterdi;
- Doktor musun?
- Evet.
- Bizim hanımın yıllardır geçmeyen ağrıları var. Gelip bakarsan
ödeşiriz. Ben de hanıma doktor götürmüş, gönlünü almış olurum. Hem de
çayımızı içer soluklanırsınız.
Hep beraber, Hüseyin amcanın evine gittik. Tek katlı bahçeli şirin bir evdi.
Hanımının şikayetlerini dinleyip, muayene ettim. Çoğu yaşlılığa ve
menopoza bağlı yakınmaları için tavsiyelerde bulunup iki de ilaç yazdım.
Kadıncağızın yüzü güldü. Teşekkür etti. Çay hazırlamak için izin istedi.
Bu arada ilkokul çağındaki kızım boş durmuyor odaları karıştırıyordu. Bir
şey kırıp dökmesin diye yanına gittiğimde evin bir odasının
duvarlarının kitapla dolu olduğunu gördüm. Şaşkınlığım daha da
artmıştı.
Muhabbet ilerleyince, tamirci sandığım Hüseyin amcanın gerçekte emekli
ilkokul öğretmeni olduğunu 39 yıl devlet hizmetinde Ege' nin köylerinde
çalışıp emekli olduktan sonra Savaştepe' ye yerleştiğini anlattı.
Çocuklarının okuyup büyük şehre gittiğini burada hanımıyla baş başa
yaşadığından dem vurdu.
- Neden buraya yerleştin?
- Ben okumayı, yazmayı, hayatı burada öğrendim. Sizler bilmezsiniz,
unutuldu gitti. Ben Savaştepe Köy Enstitüsünün ilk mezunlarındanım. Hasan Ali Yücel maarif vekili iken ilk köy enstitüsü burada açıldı. Burada
öğrendim ben hayatı, bir şeyler öğretmenin nasıl mutluluk verdiğini.
Ayrılamadım buralardan.
- Peki bu tamircilik işi nereden çıktı?
- Dedim ya, bilmezsiniz sizler, köy enstitüsü mezunu olmanın ne demek
olduğunu? O zamanın okulları sanırsınız. Halbuki orada bu toprağın
çocuklarına okuma yazmanın yanı sıra çiftçiliği, hayvancılığı, inşaat
yapmayı, yemek yapmayı, bozulanları tamir etmeyi, örgü örmeyi hatta az
buçuk hekimlik yapmayı bile öğret tiler. Hayatı öğrendik ve öğretmen olup
hayatı öğrettik çocuklara.
- Yani elinizden çok iş geliyor.
- Köy enstitülerinde bilmeyi, öğrenmeyi, düşünmeyi soru sormayı,aklını
kullanmayı öğretiyorlardı. Zaten bu yüzden yaşatmadılar ya...
Bu arada çaylar geldi. Çayın yanında ekmek peynir ve zeytinden oluşan
kahvaltı da hazırlamıştı Hüseyin amcanın hanımı. Emekli olduktan sonra
zeytinciliğe başladığını sofradaki zeytinin de kendi ürünleri olduğundan
söz etti.
- Zeytinin hikmetini bilir misin? Meyveleri ile karnımızı doyurmuş, yağını
çıkarmışsız. Kandillerde yakıp aydınlanmışız, odunu ile ısınmışız.
Giderek ona benzemişiz.
- Nasıl yani?
- İnsan da doğanın meyvesi değil mi?
Sofradaki zeytin çanağından aldığı zeytini ışığa doğru tutup;
- Doğup büyüdüğünde zeytin tanesi gibi acı, yeşil bir meyve insan. Çoğunu sıkıp yağını çıkarıp posasını da sabun yapıyoruz. Yani heba olup
gidiyor. Bir kısmını sofralık ayırıyor selede tuza yatırıp acı suyunu
atmasını buruşup bu hale gelmesini sağlıyoruz. Veya salamura yapıp
olduğundan daha şişkin gösterişli hale getiriyoruz. İnsanlara da böyle yapmıyor muyuz? Okullarda okutup okutup hayata hazırladığımızı
sanıyor ya şişiriyor ya da buruşturup atıyoruz insanları.
"Sizin köy enstitülerinde yaptığınız da böyle bir şey değil miydi" diye
soracak oldum. Hanımına baktı gülüştüler.
- Hurma zeytini bilir misin?
- Bilmem. Hiç duymadım.
- Ege' nin bazı yerlerinde olur. Ağaç aynı ağaçtır ama her yıl kasım ayı
sonu gibi denizden karaya esen rüzgar ile zeytin ağaçlarına bir mantar
bulaşır. Bu mantar zeytinin terini giderir, acısını dalında alır. Dalında olgunlaşır zeytinler. Toplandığında yemeğe hazırdır anlayacağın.
- Eeee.
- Köy enstitüleri de böyleydi. Dalında olgunlaşan zeytinler gibi
insanları oldukları yerde yetiştirmeye, onların bilgilerini de diğer
insanlara bulaştırmayı amaçlamıştı. Doğup büyüdüğü ortamda
olgunlaştırıyorlardı, insanı. Hayata hazırlıyorlardı .
Sustuğumu görünce. Hanımından boşalan bardakları doldurmasını rica etti.
"işte bu yüzden, öğrendiklerimin zekatını vermek, zeytinin terini
hatırlatmak için buradayım, doktorcum, unutulsun istemiyorum" dedi.
Kitaplığından çıkardığı iki kitabı kızıma hediye etti. Vedalaştık.
Arkamızdan bir tas su döküp, uğurladılar.
Dr. Mehmet Uhri

SİZ HANGİ TÜRK SOYUNDAN GELİYORSUNUZ?

Türk Tarihinin Başlangıcı 
Dünya üzerinde yaşayan insan topluluklarının milletleşme süreci onların avcı-toplayıcılıktan çiftçi-çobancılığa geçilmesi ile başlar. Türkleri oluşturacak insan topluluklarının MÖ 6000'lerde koyun yetiştiriciliğine başladığı düşünülmektedir. Bu tarih atlı göçebe Türk kültürünün başlangıcı olarak kabul edilebilir. Bu değişiklikler ile ilk Türk kültürü olan Anav kültürü ortaya çıkmıştır.
     Türklerin atalarının MÖ 2500 ile MÖ 1700 yılları arasındaki Afanasiyevo kültürü ile başlayan ve MÖ 1700 ile MÖ 1200 yılları arasındaki Andronovo Kültürü ile devam eden dolikosefal mongolitlerle ortak yönleri bulunmayan Brakifesal ırka dayandığını savunurlar. Bu ırkın savaşçı ve göçebe kültüre sahip olduğu,
MÖ 1700 yılları sonrasında kitleler halinde Altay Dağları ile Tanrı Dağları arasındaki bölgeye yayıldığı bilinmektedir. Bilinen ilk Türk topluluğu İskitler dir
   Süvari tekniğini bulan, yani modern anlamda at binen ilk kavim Türklerdir. Çinliler de ata binmeyi 
MÖ 3. yy.da Hunlardan öğrenmişlerdir.
Önemli Türk boyları
Kırgızlar
En eski Türk kavimlerinden biri olan Kırgızlar, ilk başta Yenisey Irmağı çevresinde yaşıyorlardı. M. S. 1. yüzyılda Asya Hun Devleti'ne bağlandılar ve Tanrı Dağları yönünde yerleştiler. 

Asya Hun devleti'nin yıkılışı üzerine IV. yüzyılda güçlü bir devlet kurdular. Göktürk Devleti kurulunca da ona bağlandılar. Göktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra bir süre bağımsız yaşayan Kırgızlar, Uygur Devleti kurulunca bu yeni siyasi teşkilatın içine girdiler. Daha sonra tekrar bağımsızlıklarını ilan ettiler ve Uygur Devleti'ni yıktılar. Bu yeni Kırgız Devleti 80 yıl bağımsız yaşadı. Daha sonra beliren Hitaylar, Kırgızları kuzeydeki eski yurtlarına sürdüler. Kırgızlar daha sonra Karahanlılar Devleti'ne bağlandılar, ancak yarı bağımsız hayatlarını da sürdürdüler. 

XIII. yüzyılda beliren Moğol Devleti bütün Asya'nın kaderini değiştirdi. Pek çok devlet bağımsızlığını yitirdi. Kırgızlar da uzun bir süre siyasi varlıklarını kaybettiler. 

Sibirler
Çok hareketli Türk kavimlerinden biri olan Sibirler, Balkaş Gölünün güneyinde yaşıyorlardı. V. yüzyıl ortalarında Ural Dağlarının güney doğusuna geldiler ve burada yaşayan başka bazı Türk kavimlarinin göç etmesine neden oldular. VI. yüzyılın başlarında Kafkas Dağlarının güneyine yerleştiler ve oradan da Anadolu'nun bazı bölgelerine çıktılar. 

Başka bir Türk devleti olan Avarlarla rekabet edemeyince VI. yüzyıl ortalarından itibaren güçlerini yitirdiler ve bir süre sonra Sasani Devleti'ne bağlandılar. 

Akhunlar
Bir başka adı Eftalitler olan Akhunlar, büyük Hun kavminin bir parçasıdırlar. IV. yüzyıl ortalarında, bazı Hun boylarının, yaşadıkları Altay bölgesinden ayrılarak güney batıya doğru ilerlemesiyle Akhunlar, tarih sahnesine çıkmış oldu. Önlerine kattıkları diğer kavimleri batıya doğru süren Akhunlar, bugünkü Afganistan'a yerleştiler. Bir yandan da Hazar Denizi'nin doğu sahillerine ilerleyerek İran'la komşu oldular. Böylece büyük bir Türk devleti daha kurulmuş oldu. 

Orta Asya'nın batısında egemenlik kurmak için, İran'da yaşayan güçlü Sasanilerle büyük bir rekabetin içine girdiler. V. yüzyılın ortalarında bu rekabet, Akhunların kesin zaferi ile bitti. Öte yandan Hindistan'ın kuzey batısı da Akhunların egemenliğine girmişti. 

VI. yüzyılın ilk yarısında bu baskılardan bunalan İranlılar, Akhunluların Orta Asya'daki egemenliğinden rahatsızlık duymaya başlayan Göktürk Devleti ile güç birliği yaptılar. VI. yüzyılın ikinci yarısının hemen başlarında, bu iki büyük ordunun arasında kalan Akhunlular yenilerek dağıldılar. Ardından bir kısım Akhunlar Hindistan'a yerleşirken, bir kısmı da Göktürk İmparatorluğu içinde yaşamlarını sürdürdüler. 

Akhun Devleti, Hunların siyasi bir varlık olarak ortaya çıktıkları son devlet olması açısından da önemlidir. 

Avarlar
Asya Hun İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra Anayurdumuzda To-pa ve Avar (Cu-Cen)kavimleri bu siyasi boşluğu doldurmuşlardı. Her iki kavim de Türk'tü. 546-552 yılları arasında süren Göktürk - Avar mücadeleleri, Göktürk Devleti'nin kurulması, Avarların dağılması ile son bulmuştu. 

Bazı Sibir boylarını, yine onlar gibi Türk olan Onogurları ve hatta bazı Slav ve Macar topluluklarını da yanlarına alarak, on yıl süren bir göçten sonra Tuna Irmağının bugünkü Macaristan'dan geçen yörelerine yerleştiler. Böylece Bizans'la komşu oldular. 

VI. yüzyılın sonlarında Avar Devleti bütün Orta Avrupa'ya egemen olmuştu. Aynı tarihlerde ünlü Avar Kağanı Bayan Han, Balkanlara inip İstanbul önlerine kadar gelmişti. Bir yandan da İtalya'nın kuzeyine kadar etkilerini yayan Avarlar, bünyelerine Slavları, Batı Hunlarını ve başka bazı kavimleri de alarak büyük bir imparatorluk meydana getirdiler. 

VII. yüzyılın başlarında dünyanın en büyük güçlerinden biri olan bu imparatorluk, Sasanilerle işbirliği yaparak, ortak düşmanları olan Bizans'a karşı çarpıştı. Hatta her iki devletin orduları 626 yılında İstanbul'u kuşattılar. Bizanslılar, şehri bu saldırıdan büyük zorluklarla kurtardılar. 

Avarlar, bünyelerinde barındırdıkları ilkel kavimlere kendi kültürlerini de aşıladılar. Özellikle Slavlar toplum ve ordu düzenini Avarlardan öğrendiler. Giderek güçlenen Slavlar, artık yavaş yavaş Avar Devleti'ni sarsmaya başlamıştı. Öte yandan Batı Avrupa'daki Büyük Karl'ın (Şarlman) imparatorluğu ile de rekabete giren Avarlar, güçlerini yitirmeye başladılar. IX. yüzyılın başlarında da, özellikle Slavların etkisiyle Avar Devleti ortadan kalkmış oldu. 

Son Avar kağanlarından Tudun Han Hıristiyanlığı kabul etmek zorunda kaldı. Avarlar Avrupa'nın çeşitli bölgelerine dağıldılar, güçlü topluluklar olarak burada yaşamlarını sürdürdüler ve sonunda oralardaki halklarla kaynaştılar. 

Hazarlar
Hazar Türkleri, Göktürk Devleti'nin en batı ucunda yaşıyorlardı. Hazarlar yavaş yavaş batıya doğru ilerleyip Hazar Denizi'nin tam kuzeyindeki geniş bölgede, VII. yüzyıl başlarında devletlerini kurdular. 

Hazarlar eski Türk dinlerini bir süre sonra bırakarak Museviliği kabul ettiler. Yahudiler bir yana, kitle halinde, Musevi olan bir başka kavim Hazarlar dışında mevcut değildir. Ama bir süre sonra Hazarlar arasında Hıristiyanlık da yayılmaya başladı. Devletin sonlarına doğru artık Müslümanlık da Hazarlar içinde yeşermeye başlamıştı. Bu çok dinlilik, oldukça hoşgörülü olan Hazar Türklerini hiç etkilememişti. Öyleki; Devletin yedi tane yargıcı vardı. İkisi Musevilerin, ikisi Hıristiyanların, ikisi Müslümanların ve kalan biride diğer dinlere mensup olanların davalarına bakarlardı. 

Hazarlar birçok bölgeye medeniyet götürmüşlerdir. Bugünkü Güney Rusya'yı imar edenler Hazar Türkleridir. Günümüzdeki birçok Rus şehri, mesela Kief, Hazarlar tarafından kurulmuştur. 

Tıpkı Avarlar gibi Hazarlar da medeniyet getirdikleri kavimlerin kurbanı oldular. X. yüzyılın ikinci yarısında güçlenen Slav Knezleri (şefleri) Hazar Devleti'ni yavaş yavaş eritmeye başladılar. Yüzyılın sonunda Devlet tamamen ortadan kalktı. Hazar Türkleri de diğer Türk kavimleri ve Slavlar ile kaynaştılar. 

Bulgarlar
Bugün yalnızca Bulgaristan'da yaşayan bir Slav halkı olarak bilinen Bulgarların aslı, tam anlamıyla Türk'tür. Bulgar adı dahi Türkçedir ve' bulamak',' bulgalamak' (yani karışmak) kelimelerinden türemiştir. Bulgarlar, Hun boyları ile karışan bir başka Türk boyu Ogurlar' ın soyundan gelmişlerdir. 

Büyük Asya Hun İmparatorluğu içinde bulunan Ogurlar IV. yüzyılda Hazar Denizi'nin kıyısına, İdil (Volga) havzasına aktılar. Orada Batı Hun Devleti'nin çözülmesinden gelen boylarla birleşerek' Bulgar' Türk kavmini oluşturdular. 

İdil (Volga) Bulgarları VII. yüzyılda tam bir devlet olarak belirdiler. Ünlü hakanları Kubat zamanında (ölümü:679) en parlak dönemlerini yaşadılar. Bu sırada kurulan ve giderek güçlenen Hazar Devleti, Volga Bulgarlarını hızla kendi bünyesine almaya başladı. Ancak Hazarların X. yüzyılın ikinci yarısında güçten düşmeleri üzerine Volga Bulgarları yeniden toparlandılar ve bu arada Müslümanlığı kabul edip Ruslara karşı başarılı mücadeleler verdiler. Volga Bulgar Devleti'ni Cengiz Han'ın torunlarında olan Batu ortadan kaldırmıştır. 

Bulgarların bir bölümü, V. yüzyıl ortalarında İdil yöresindeki kardeşlerinden ayrılarak daha batıya geçmiş ve Tuna Nehri çevresine yerleşmişti. Esas merkezleri bugünkü Kuzey Bulgaristan'ı oluşturuyordu. Burada çok güçlü bir devlet kurdular. 

Tuna Bulgarları bir süre Avarlarla birlikte oldular. Bizans'a karşı birlikte savaştılar. Avar Devleti ortadan kalkınca Bulgarlar yeniden güçlendi. Başkentleri bugünkü Şumnu civarında idi. Tuna Türk Bulgar Devleti IX. yüzyıl başında Kurum han'ın oğlu Omurtag Han'ın işbaşına geçmesiyle altın çağını yaşadı. Kısa zamanda Doğu Avrupa'nın en güçlü devleti konumuna geldiler. Ama verimli topraklarına bol miktarda Slav halkın akması ve gene IX. yüzyıl sonlarına doğru Ortodoksluğu kabul etmeleri üzerine yavaş yavaş benliğini yitiren Bulgar Türkleri Bizans-Slav kültür çevresine girdiler. Bir süre sonrada devletleri tamamen ortadan kalkmış oldu. 

Türgişler
Göktürk Devleti'nin dayandığı esas kavim olan Onoklar içinden büyük bir boy grubunun adı da Türgişler dir (Türkeşler de denir). 

Esas yurtları Balkaş Gölü'nün güneyindeki İli Irmağı vadisidir. VII. yüzyılın sonlarında Sulu Han'ın hükümdar olmasına kadar, Göktürklerin içinde yaşamış, Göktürk egemenliğini kabul etmemek için devamlı onlarla mücadele etmişlerdir. Asıl önemli rolü, VIII. yüzyılın başlarında Orta Asya'ya girmeye başlayan Emevi Araplarını durdurmaları olmuştur. Emeviler, Arap olmayanlara adil davranmadıkları için Orta Asya'nın batısında İslamiyeti kabul eden Türkler onlardan rahatsız oluyorlardı. İşte Sulu Han bu Emevi ordularını sürekli yenilgiye uğratarak daha ileri gitmelerine imkan vermemiştir. 

Sulu Han'ın ölümünden sonra zayıflayan Türgişler bir süre sonrada tamamen devlet olarak varlıklarını yitirdiler. Ama halk çeşitli Türk topluluklar içinde yaşamlarını sürdürdüler. 

Karluklar 
Karluklar Türklerin Oğuz boyları arasında sayılırdı. Belirmeleri oldukça geçtir. Karlukların Göktürk Devleti içinde bulundukları biliniyor. Göktürk Devleti'nin ilk dönemi sona ererken (VII. yüzyıl ortaları) Karlukların yaşadığı Güney Altay bölgesi bir süre Çinlilerin eline geçti. Karluklar, Basmiller ve Uygurlarla birleşerek Göktürk Devleti'ne son vermişlerdir. 

Karluklar, 756 yılından sonra yavaş yavaş güçlendiler ve Tokmak ile Talas şehirleri yöresinde bir devlet kurdular. Bu devlet Türgişlerin yerine geçmiştir. Başlangıçta Araplara karşı direnişte bulunmaya çalıştılarsa da IX. yüzyılın başlarında İslamiyeti kabul etmeye başladılar. 

Bir süre sonra Karlukların tamamı Müslümanlığı kabul ettiler, Uygurlarla birleşerek Karahanlılar Devleti'ni kurdular.
Macarlar
Macarlar, Finli kavimlerden birinin bir Türk kavmi olan Onogurlarla kaynaşmasından oluşmuştur. İlk yurtları Ural Dağlarının güneyindeydi. IX. yüzyıl ortalarında Avarlarla Sibirlerin baskısı üzerine ilk önce Kuzey Kafkasya'ya göçtüler. Oradan da Karpatlar bölgesine geçip bugünkü yurtlarını kurdular. Macarlara göre, onları buralara getiren şefleri, Atilla'nın torunlarıdır. Böylece Hun-Macar yakınlığı daha somut bir biçimde belirmektedir. 

Macarlar X. yüzyılda Karpatlarda ve Macar ovasında Hun ve Avarlardan kalan boylarla birleşip güçlü bir devlet kurdular. Yüzyılın sonunda Saksonlara yenildiler ve yavaş yavaş Hıristiyanlaştılar. Kısa sürede Macarlar, Katolikliğin Doğu Avrupa'daki koruyucuları oldular. Macar tarihi bundan sonra Avrupa tarihine bağlanır. 

Peçenekler, Uzlar ve Kumanlar
Peçenekler Göktürk Devleti içinde, batıda Aral Gölü çevresinde yaşıyorlardı. IX. yüzyılın ikinci yarısında Tuna boylarına kadar geldiler. Giderek Romenler ve Bizanslılar arasında sıkışarak XI. yüzyılda Hıristiyan oldular. Bulgaristan'daki Peçenekler, Osmanlılar Balkanları fethedince Müslüman oldular. Romanya'da yaşayan Peçenekler ise Hıristiyan olmalarına rağmen Türklük bilinçlerini kaybetmemişlerdir. 

Uzlar ise Oğuzların bir kolu idi. Peçeneklerin ardından Balkanlara geldiler. Macarlarla birlikte yaşadılar. XIII. yüzyıla kadar benliklerini korudularsa da, bir süre sonra Macarlaşmaktan kurtulamadılar. 

Kumanlar (Kıpçaklar) da çok hareketli bir Türk kavmi olup Doğu Avrupa'da önemli roller oynamışlar ve Ortaçağ Asya tarihinde Moğollarla Ruslar arasında kader belirtici bir gelişim çizmişlerdir. 

Oğuzlar
Oğuzlar Türk kavimleri içinde en kalabalık ve en ünlü olanlarıdır. Oğuzlar Göktürk Kağanlığının dayandığı en büyük Türk kavmi olmuştur. Daha sonra Orta Asya'nın batısına geçen Oğuzların bir bölümü X. yüzyılın sonlarında dalgalar halinde başta İran olmak üzere Ön Asya ülkelerine yerleşmişlerdir. 

Büyük Selçuklu İmparatorluğu
Büyük Selçuklu Devleti, Selçuklular hanedanının kurduğu ilk devlettir. Selçuklular tarafından kurulan diğer devletler ise, Kirman Selçuklu Devleti, Irak Selçuklu Devleti, Suriye Selçuklu Devleti ve Anadolu Selçuklu Devleti'dir. 1038-1157 arasında hüküm süren Büyük Selçuklular, en güçlü oldukları dönemde Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası ve Doğu Anadolu'ya egemen olmuşlardır.
 Orta Asya dönemi


MS 565 yılında dünya Göktürk Kağanlığı, Gök Türkler veya Kök Türkler , Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtlarında (Kök Türük veya bazı yabacı kaynaklarda Türk) şeklinde geçer  552-744 yılları arasında Orta Asya ve Çin'de hükümdarlık sürdüren kağanlık.
Türk adı bugün kullandığımız şekli ile ilk kez Göktürkler dönemine ait Orhun Yazıtları'nda geçmektedir. "Türk" adıyla kurulmuş ilk ve Türk adını resmi devlet ismi şekliyle kullanan ilk Türk devletidir.Devletin kurucusu ilk önderi Bumin Kağan'dır. Bumin Kağan'ın kardeşi İstemi Kağan ülkenin batı kanadını yönetirdi. Göktürkler komşuları olan Çin, Sasani (İran) ve Bizans İmparatorluğu ile askeri, siyasi ve ekonomik ilişkiler kurdular.
   Oğuzlar, Oğuz Kağan Destanı'na göre 24 boydan ve Kaşgarlı Mahmud'un Divânu Lügati't-Türk eserine göre 22 boydan oluşan en kalabalık Türk boyu. Günümüzde Türk nüfusunun çoğunluğu Oğuz boyundandır. Osmanlı İmparatorluğu'nu kuran Türk boyu Oğuzlardır.
Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuz boyları; 24 Oğuz boyunu önce iki kolda (Bozoklar ve Üçoklar) daha sonra Oğuz Han'ın 6 oğluna ve son olarak da onların 4 oğluna ayırmaktadır. Listelerin kaynakları, Kaşgarlı Mahmud ve 14. yüzyılda yaşayan Reşideddin'e dayanmaktadır. Reşidüddin 24, Kaşgarlı Mahmud ise 22 boy saymaktadır.
Balkanlar dönemi
Hunlar
Türk boylarının Avrupa kıtasında, Balkanlardaki tarihleri MS 3. yüzyıla kadar kanıtlanmıştır. Hunlar, Gotlardan, Alanlardan ve Germen Taifallardan oluşturdukları yardımcı kuvvetlerle takviyeli olarak ilk defa 378 baharında Tuna'yı geçmişlerdir. Romalılardan karşılık görmeksizin Trakya'ya kadar ilerlemişlerdir. Roma imparatoru I. Theodosius'un ölüm yılı olan 395’te Hunlar yeniden Balkanlar’da hareketlenmişlerdir.
Hunlar, MS 380 yılından itibaren Balkanlar’a egemenlik kurmuşlardır. Bölgenin büyük bir kısmında hâkim olan Hunlar, Slavlardan daha önemlidir.
Balkanlar’da yerleşen Hun idari yapılanması, idarede ve devlet içindeki Türk kavimlerinin yanında, birçok Ural kavmi, Germen kavimleri (Gotlar, Gepidler vb.), Slavlar, Sarmatlar gibi birçok kavmin beraber yaşadığı bir yapı olmuştur.
MS 453 yılında Attila'nın ölümü ile beraber Balkanlar’da Hun gücü zayıflamış ve sonrasında da Hunların idaresi ortadan kalkmıştır.
Tuna Bulgarları 
VII. yüzyılda Türk asıllı Bulgar kabileleri, hükümdarları Asparuh'un kumandasında Tuna'yı geçerek Batı Karadeniz ile Tuna nehri arasındaki bölgeye yerleşen Slavları hâkimiyetleri altına almışlardır.
Balkanlar’ın doğusuna yerleşen Bulgar boyları, devletleri içinde yaşayan büyük Slav nüfusuyla beraber yaşarken, bir süre sonra bu Slav boylarını kültürlerine doğru yönelip Slavlaşmışlardır.
Doğudan, Asya içinden, Kuzey Karadeniz step bölgesi yoluyla birbiri ardından gelen atlı göçebe Türk kavimleri, ya burada Dac, Trak ve Slav aslından yerli halkla karışmış, ortadan kaybolmuş (11. yüzyılda Oğuz aslından Peçenekler ve Uzlar gibi), yahut askerî egemen sınıf olarak Kuzeydoğu Balkanlar’da güçlü devletler kurmuşlardır. Bu sonuncular arasında, bir Türk boyu olan Kutrigurların 7. yüzyılda kurmuş oldukları Bulgar Hanlığı özellikle anımsanmalıdır. Bulgarların Dobruca'da bıraktıkları kitabelerde, hükümdar, “Han” unvanı ile anılır ve On İki Hayvanlı Türk Takvimi kullanılır. Bulgar Hanları 9-11. yüzyıllarda (1018'e kadar) Balkanlar'da Bizans İmparatorluğu'nun yerini almıştır. 13. ve 14. yüzyıllarda, yine Bulgaristan'da. Kıpçak/Kuman aslından Slavlaşmış Terteri ve Şişman Hanedanları hâkim oldu.

Peçenek ve Kuman Türk Boyları
Bulgarların Balkanlara gelişinden daha sonra 11. ve 12. yüzyıllarda Peçenek, Kuman (Kıpçak) ve Uz Türkleri, Balkanlara göç etmişler ve bunların bir kısmı 15. yüzyıla kadar toplu olarak varlıklarını korumuşlardır. O dönemde Kumanlarla ticaret yapan Avrupalılar için 2500 kadar kelimeyi içine alan bir Kumanca sözlüğün (Codex Cumanicus) hazırlanmış olduğu bilinmektedir.
9. yüzyılın ilk yarısında, Hazar-Oğuz ittifakı baskısına dayanamayarak, kalabalık kütleler hâlinde İdil’i geçip yurtlarından çıkardıkları Macarların yerine, Don-Kuban havalisine gelmişlerdi (860-880 sıraları). Bu, büyük göçün ilk hareketi olmuştur. Macarları önlerinden süren Peçeneklerin gerisinde Oğuzlar, onların da gerisinde Kumanlar, Karadeniz'in kuzeyinden batıya yönelmişlerdir. İmparator K. Porphyrogennetos tarafından yazılan De Administrando Imperio’da (948-952’lerde) kaydedildiğine göre, Peçenekler 8 boy halinde idiler. 10. yüzyıl ortalarında, Karadeniz’e dökülen nehirlerin kıyılarında olmak üzere, şöyle sıralanmışlardı: Çoban (Don), Tolmaç (Don’un denize döküldüğü bölgede), Külbey (Donets), Çor (Özi Nehri doğusu), Karabay (Özi-Bug arası), Ertim (Dinyester), Yula (Prut), Kapan (aşağı Tuna). İlk üçü Uzlar, Hazarlar, Alanlar ve Kırım bölgesi ile temas hâlinde; Yula boyu Macaristan, Kapan da Tuna Bulgarları ile sınırdaş bulunuyordu.
Osmanlı Türkleri Balkanlara girmeden önce, 12-14. yüzyıllarda Kıpçak/Kumanların bölgede üstün tarihî rolü yeterince vurgulanmamıştır. Özellikle, Dobruca'dan Akkerman'a kadar step bölgesinde yerleşmiş ve Hristiyan dinine geçmiş olan Kıpçak/Kumanlar çeşitli hanedanlar kurmuşlardır. Bunlardan bir grup, 14. yüzyıl ikinci yarısında Dobruca-Varna bölgesinde bir beylik kurmuştur (Merkezi Kalliakra); Dobrotiç ve bir Kuman adı taşıyan kardeşi Çolpan'ın Dobruca Beyliği, 1388'de I. Murad'ı metbü tanımış, 1393'te I. Bayezid bu beyliği Osmanlı ülkesine katmıştır. Özetle, Deliorman ve Varna'dan Tuna'ya kadar giden bölge daha Osmanlılardan önce gerçek bir Türk yerleşim alanı olmuştur.
Türklerin Anadolu'dan Balkanlara geçişi 
Balkanlar’ın güneyinden, Anadolu'dan Türklerin Balkanlara gelip yerleşmesi, 1260'lara kadar iner. Kuzey Karadeniz bölgesinden gelen Türk orakları, zamanla Hristiyanlığı kabul edip yerli Slavlarla karıştıkları hâlde, Anadolu'dan gelen Müslüman Türkler, kendi din ve kültürlerini saklamayı başarmışlardır. İlk yerleşme, 1261'de Moğollardan kaçıp Bizans'a sığınan Selçuk Sultanı İzzeddin Keykavus'la gerçekleşmiştir. Moğol idaresinden kaçan otuz-kırk Türkmen obası, kutsal kişi Sarı Saltuk Baba ile İzzeddin Keykavus'un yanına gelmiş ve Bizans imparatoru tarafından Kuzey Dobruca’ya yerleştirilmiştir (1263). Başlangıçta, Müslüman Altın Ordu emiri güçlü Nogay'ın himayesi altına giren bu Anadolu Türkmen grubu, burada Baba-Saltuk kasabası ile başka kasabalar kurmuşlardır. 1332'de buradan geçen İbn Battuta, Baba kasabasını "Türklerin oturduğu bir şehir" olarak anar.

Anadolu'da ilk dönem 

Dede Korkut Kitabı’ndan :
10. yüzyılda Orta Asya'dan, çoklukla İran üzerinden Anadolu topraklarına yerleşen Oğuz-Türkmen başta olmak üzere pek çok boy Türk adı altında toplanmıştır. Türk adı Orta Asya'da Türk ırkına mensup ve Türkçe konuşan toplulukların Göktürkler döneminden beri ortak adıdır. Anadolu'da gittikçe azalan yerli nüfus yerini Türklere bırakmaya başlamış ve 10. yüzyılda kurulan Türkmen beylikleri sayesinde tüm Anadolu'da Türkçe konuşan topluluklar egemen toplum olmuştur.
Anadolu'ya ilk olarak Hun, Sabir, Hazar gibi Türk kavimleri akın yapmış olsa da bu akınlar genelde askerî amaçlı olmuştur. Ancak 9. ve 10. yüzyılda Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlar'a gelen Kıpçak, Peçenek, Uz adlı Türk kavimleri Anadolu'ya Bizans eliyle geçirilmiş ve yerleştirilmiştir. Asıl Anadolu'nun Türk yurdu hâline dönüşmesi, doğudan gelen Oğuz-Türkmen göçleriyle olmuştur.

Büyük Selçuklu Dönemi 
Büyük Selçuklu Devleti’nin Melikşah dönemindeki görünümü (1092)

Göçmen Türklerde bozkırdaki ırmakları geçiş büyük önem arz ediyordu. Oğuzname'de salı keşfeden kişi boyun önemli bir atası sayılmaktadır. Hanedanın atası olan Selçuk Bey tarafından temeli atılan bu devlet Bağdat'ı kendine başkent yaparak Abbasi halifesinin koruyucusu konumuna erişti. 1092 yılında Selçuklu hükümdarı Melikşah'ın ölümünden sonra bölünmeye uğradı. Selçuklular tarafından kurulan diğer devletler Kirman Selçuklu Devleti, Irak Selçuklu Devleti, Suriye Selçuklu Devleti ve Anadolu Selçuklu Devleti'dir. 1040-1157 yılları arasında hüküm süren Büyük Selçuklular, en güçlü oldukları dönemde Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası ve Doğu Anadolu'ya egemen olmuş bir Türk devletidir. Kapladıkları alan doğuda Balkaş ve Issık Gölleri, Tarım Havzası; batıda Ege ve Akdeniz sahilleri, kuzeyde Aral Gölü, Hazar Denizi, Kafkasya, Karadeniz; güneyde Arabistan dahil Umman Denizi'ne kadar ulaşıyordu (10.000.000 km2).
Haçlı savaşları ve Moğol istilası, Anadolu'da Oğuz-Türkmen yerleşmelerini yoğunlaştırmıştır. Selçuklu döneminde Çağrı bey döneminde yapılan ilk keşif ve akınlarda yurt arayan binlerce Türkmen aşireti Doğu Anadolu'ya girip Batı Anadolu'ya doğru yerleşmeye başlamıştır.
1071 Malazgirt Savaşı ve 1099 Bizans’ın Türk bölgelerine baskınlarında Bizans emrinde olan binlerce Türk unsuru zamanla Anadolu Selçuklu saflarına geçmiştir. Anadolu Selçuklu döneminde Orta Asya ve Azerbaycan üzerinden Anadolu'ya gelen Türkmen aşiretleri Batı Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır.
Beylikler döneminde doğudan gelen çok sayıda Türkmen aşireti, Anadolu'da Türk nüfusunun devam etmesine neden olmuştur. Germiyanoğulları, Osmanoğulları Karesioğulları ve Hamitoğulları gibi batıdaki Türkmen beylikleri, Türkmen göçlerinden beslenmişlerdir.
1200'lü yılların başında Orta Asya'da yaşayan Harzemşah Türkmenleri Moğol baskınından kaçarak Anadolu beyliklerine sığınmıştır. Orta Asya'da Hotan, Semerkant, Kaşgar, Cent gibi şehirlerde yerleşik olarak yaşayan Türk boylarının pek çoğu Moğol istilasından kaçarak Anadolu'ya yerleşmişlerdir.
1243 yılında Anadolu'nun Moğol istilasına uğramasıyla ve Azerbaycan'da kurulan İlhanlılar devleti aracılığıyla pek çok Türk ve Moğol unsuru Anadolu'ya yerleşmiştir.

İlk Anadolu Beylikleri Dönemi 

Alp Arslan'ın 1071 Malazgirt Zaferi'nden sonra İran üzerinden gelen Türk boyları Anadolu'ya yerleşmeye başlamışlardır. Selçuklu devlet teşkilatının ikta sistemine göre bir Türk komutanı hakim olduğu toprağı yönetme hakkına sahip bulunmaktaydı. Buna göre Mardin civarını fetheden Artuk Bey 1102 yılında burada Artuklu Beyliği'ni kurdu. Sivas, Tokat, Malatya civarlarında hakim olan Danişment Gazi 1080 yılında Sivas merkezli olarak Danişmentliler devletini kurdu. Erzincan ve çevresinde Mengücekliler, Erzurum ve çevresinde Saltuklular, İzmir dolaylarında da Çaka Beyliği hüküm sürdü.
Bu beyliklerden Çaka Beyliği denizcilik faaliyetlerinde bulunmuş ve böylece Türk tarihinde ilk kez bir beylik denizcilikle meşgul olmuştur. Çaka Bey'in kurduğu donanma Türk tarihine ait ilk deniz kuvvetleridir.
Anadolu'da kurulan ilk Türk beylikleri zamanla Anadolu Selçuklu Devleti ile mücadelede zayıf düşecek ve bu devletin hakimiyeti altına gireceklerdir. Ancak bu beylikler Bizans Devleti'ne ve özellikle doğudaki Ermeni ve Gürcü nüfusuna karşı Anadolu'nun Türkleşmesinde etkili olacaklardır.

Anadolu Selçuklu Devleti 

Anadolu Selçuklu Devleti, Selçukluların Anadolu'da kurduğu devlettir.
Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi 1071’deki Malazgirt Savaşı'ndan sonra hızlandı. Özellikle Malazgirt Savaşı'ndan itibaren Müslüman Türkler Anadolu'ya akın etmiştir; ancak İslamiyet'ten önce de Anadolu ve Balkanlarda Türkler vardır. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu’daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik’i Bizans’tan aldı ve burayı başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti.Böylece kurulan Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlıların son Anadolu Selçuklu sultanını tahttan indirdikleri 1308'e kadar varlığını sürdürdü.

Anadolu Türk beylikleri

Anadolu Beylikleri, Türklerin 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’da kurdukları devletlerdir. Savaşın hemen ardından, özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da kurulan devletlere Birinci Dönem Anadolu Türk Beylikleri, aynı dönemde; önce Anadolu'nun batı ucunda İznik'i başkent edinen, sonradan da Haçlı Seferleri nedeniyle başkentini Konya'ya taşıyarak Orta Anadolu merkezli olarak devam eden Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıflaması ve yıkılmasından sonra kurulan devletler ise İkinci Dönem Anadolu Türk Beylikleri olarak ifade edilebilir.
Anadolu Selçukluları, Anadolu'daki Türkmen beylerini aşiretleriyle birlikte Bizans ve Kilikya sınırlarına yerleştirmişlerdi. Böylece Anadolu Selçukluları hem devletin sınırlarını güvence altına alıyor, hem de Türkmen beylerini denetim altında tutuyorlardı. Ama 1243'teki Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenilen Anadolu Selçuklu Devleti’nin Türkmenler üzerindeki denetimi zayıfladı. Bu savaşın ardından, Moğolların bir kolu olan İlhanlılar Anadolu’da denetimi ele geçirdiler. Bu süreçte uç beylikleri, önce İlhanlılara bağlı, sonra bağımsız devletlere dönüştüler. Bu beyliklerden biri olan Osmanlı Beyliği, zamanla bütün öbür beyliklerin topraklarını ele geçirdi ve bir imparatorluğa dönüştü.
Osmanlı Dönemi 
Osmanlı İmparatorluğu veya Osmanlı Devleti’nin  kurucusu ve Osmanlı Hanedanı’nın atası olan Osman Gazi, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundandır.  Devlet, Bilecik’e yakın Söğüt’te kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması 1299 yılında olmuştur. Buna karşın Prof. Dr. Halil İnalcık, Osmanlı Devleti'nin 1299'da Söğüt'te değil 1302'de Yalova'da Bizans'a karşı yaptığı Bafeus Savaşı sonrasında devlet niteliğini kazandığını iddia etmiştir.  Osmanlı İmparatorluğu'nun Yalova'da kurulduğu iddiasına Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu da destek vermiştir. Bu devlet, İstanbul ile sınırlı bir şehir devletine dönüşmüş olan Doğu Roma İmparatorluğu'nu yıkmış, bazı tarihçilere göre bu Yeni Çağ'ı başlatan olay olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı (ve 1553'te Fas kıyıları'na, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi'ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna'nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen'e uzanmaktaydı. Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve vergiye bağlanmış Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu'ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar (1627) ve Lundy (1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.
Devlet altı yüzyıl boyunca Doğu dünyası ile Batı dünyası arasında bir köprü işlevi görmüştür. Hâkimiyeti altında bulunan topraklarda yaşayan halklar zaman zaman, toplu ya da yerel ayaklanmalar ile Osmanlı iktidarına karşı çıkmışlardır. Genel olarak din, dil ve ırk ayrımından uzak durduğu için yüzyıllarca birçok devleti ve milleti hakimiyeti altında tutmayı başarmıştır. Osmanlı İmparatorluğu, eski Türk örf ve adetlerinin ve İslam kültürünün yükümlülüklerinin doğrultusunda bir yönetim şekli belirlemiştir.
Osmanlı devletinin kurulmasıyla Orta Asya'dan gelen göçler kesilmemiştir. Akkoyunlu, Karakoyunlu Türkmenleri devletlerinin yıkılmasıyla Türkmen boyları Anadolu'ya yayılmışlardır. Orta Asya ve diğer bölgelerden göç Azeri Safevi Devleti’nin kurulmasına kadar sürmüştür. 1517 Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden sonra binlerce çadırlık Suriye, Irak, Dulkadirli Türkmenleri'nin bir kısmı Batı Anadolu'ya gönderilmiştir.

Osmanlı döneminde Anadolu'da yaşayan Türkmen boylarının bir kısmı Balkanlar'a geçirilerek oralara iskân ettirilmiştir ve bunlar Balkanlar’daki bugünkü Türk grupları oluşturmuşlardır.
1856 ve 1877 Rus-Osmanlı savaşı sonucuyla Anadolu'daki Türk ve Müslüman sayısı gittikçe artmaya; Rum ve Ermeni sayısı azalmaya başladı.  Osmanlı kayıtlarına göre, bu dönemde Balkanlardan Anadolu’ya geri göç eden Türk nüfusu 3 milyon kadardır (Muhacir).Bu nüfusa Boşnak ve Arnavut kökenliler dâhil değildir
1856-1877 Osmanlı-Rus savaşları ve 1 dünya savaşı sonucuyla Kafkasya bölgesinden Türk kökenli halklardan Nogaylar, Azeriler, Terekemeler, Ahıska Türkleri, Balkar, Karaçay gibi Türk topluluklarının göçü yaşanmıştır.
1792, 1860-63, 1874-75, 1891-1902 yıllarında Karadeniz'in kuzeyinde Rusların baskısı artması sonucu 2 milyona yakın Türk dili konuşan Kırım Tatarı ve Kazan Tatarları Anadolu'ya yerleşmiştir.
1914 resmî istatistiğine göre (Kars, Ardahan ve Artvin hariç; Arap ve Kürtler dahil) çoğunluğu Türk olan 13.4 milyon Müslüman vardır.

Göç 

Bulgaristan'da yaşayan Türkler, 2011.
Türklerin Bulgaristan'dan Göçü (1878-1994)
Yıl                     Sayı                     Not
1878-1912      350,000                  93 Harbi, Balkan Savaşları
1923-33          101,507                  1933 Razgrad Olayları
Eylül 1934        97,181                 1934 Balkan Antantı
Eylül 1940        21353                  1940 Craiova Anlaşması
1950                 154,198                Kore Savaşı
1952-68                    24
1969-78            114,356
1979-88                     10
1989                 321,800                 150,000'ni 1990'larda Bulgaristan'a döndü.
1991-92              50,000
1993-94              70,000

Türklerin Yunanistan'dan Göçü 
Yunanistan bölgesinden Türk göçleri birkaç şekilde gelişmiş, bu göçler sonucunda bölgede bir zamanlar hatırı sayılır nüfus oranına sahip Türkler, günümüzde sadece Batı Trakya’da kalmıştır.
Batı Trakya’nın 1923 yılındaki nüfusu 191.699’dur. Batı Trakya nüfusunun 129.120’si Türk (%67), 33.910’u Yunan (%18), 26.266’u Bulgar, geri kalan nüfusunu ise Ermeni ve Yahudi topluluğu oluşturmaktaydı.

1923 Yılında Batı Trakya Nüfusu
Şehirler            Türk          Yunan                Bulgar           Yahudi        Ermeni
_________________________________________________________________________
Gümülcine     59,967              8,834                   9,997         1,007               360
Dedeağaç       11,744              4,800                 10,227            253               449
Sofulu            14,736            11,542                 55,490               -                     -
İskeçe             42,671              8,728                      522            220                114
_________________________________________________________________________
Toplam         129.120            33,910                 26,266         1,480                 923

Osmanlı Devleti’nin yıkılma süreciyle birlikte yaşanan büyük savaşlarla gelen Türk ve Müslüman göçler Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte devam etmiş Türk-Yunan nüfus mübadelesi, Bulgaristan’dan Türklerin sürgün hareketleri, Kıbrıs’ta yaşanan olaylar ve sonucunda yaşanan savaş sonucuyla Kıbrıs'ta oluşan Türk göçü ve Balkanlar, Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu bölgelerinden savaşlar ve ekonomik sebeplerle Türk toplumlarının önemli göç hareketleri olmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Dönemi 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk
Türkiye, resmî adıyla Türkiye Cumhuriyeti, başkenti Ankara olan ve Eski Dünya karaları denilen Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birbirine en çok yaklaştığı noktada bulunan ülkedir. Ülke topraklarının bir bölümü Anadolu Yarımadası'nda, bir bölümü ise Balkan Yarımadası'nın uzantısı olan Trakya'da bulunur.
Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı sonunda yenilmesinden sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun yerine kurulan ardıl devletler içinde tek bağımsız devlet olarak devletin Türk nüfus çoğunluğuna sahip toprakları üzerinde Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki halkın büyük mücadelesi ile kurulmuştur. Arnold Joseph Toynbee gibi bazı tarihçiler ise Türkiye'nin (başlıca ardıl olmak bir yana) tek ardıl devlet sayılması gerektiğini savunurlar. 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyeti ilan eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesinin sahibi idi.
Anadolu'yu Türk yurdu yapan Oğuz Boylarını iyi anlamamız gerekir. Hepimizin kökü buraya dayanır. İşte Anadolu'nun dört bir yanına dağılan boylarımız, atalarımız.. Oğuz boylarının Anadolu’daki son durumu / Günümüzdeki yerleşim yerleri

BOZOKLAR 

Gün-Han Oğulları
1- Kayı
2- Bayat
3- Alkaevli
4- Karaevli
Ay_han Oğulları
5- Yazır
6- Döger
7- Dodurga
8- Yaparlı
Yıldız-Han Oğulları
9- Avşar
10- Kızık
11- Beg-Dili
12- Karkın

ÜÇ OKLAR 

Gök-Han Oğulları
13- Bayındır
14- Beçene
15- Çavuldur
16- Çebni
Dağ-Han Oğulları
17- Salur
18- Eymür
19- Ala-Yuntlı
20- Üregir
Deniz-Han Oğulları
21- Yiğdir
22- Bügdüz
23- Yıva
24- Kınık

Oğuz boylarının Anadolu’daki son durumu( günümüzdeki yerleşim yerleri)Oğuz boylarının Anadolu’daki son durumu( günümüzdeki yerleşim yerleri)

1-KAYI

Kayıhan ……………………………………...….Afyon-Emirdağ
Karaçavuş (Kürtler kayı)………………….......…Amasya
Kayı (Balakayı) …………………………………Ankara-Yenimahalle-Kazan
Yenikayı (Zirkayı )…………………………...….Ankara-Yenimahalle-Yenikent
Kayı ……………………………………….....…..Ankara-Güdül
Kayısopran…………………………………….…Bolu-Gerede
Kayı…………………………………………...….Burdur-Çeltikçi
Demirli ( Kayı )…………………………….…….Burdur-Ağlasun-Karaaliler
Kayıçivi………………………………………..…Çankırı-Kargın
Gölezkayı……………………………………….. Çankırı-Eldivan
Hisarcıkkayı………………………………………        “ “
Kayı……………………………………………... Çankırı-Ilgaz-Belören
Kayılar (Kayıbekir)………………………………Çankırı-Orta
Kayıören………………………………………….Çankırı-Orta
Çaparkayı…………………………………………Çankırı-Şabanözü
Kayı……………………………………………… Çorum-Merkez
Kayı ………………………………………………Çorum-İskilip
Kayı……………………………………………….Çorum-Mecitözü
Kayhan (Kayhanköy )…………………………......Denizli-Merkez
Kayı  (Selmik)…………………………………......Diyarbakır-Bismil-Yukarısalat
Kayı (Yukarışingirik)………………………………Diyarbakır-Dicle
Kayı………………………………………………..Erzincan-Refaiye-Akarsu
Kayı……………………………………………...... Eskişehir-Çifteler
Kayı…………………………………………………Eskişehir-Mihalıççık
Kayhan(Kayıhan)…………………………………...Giresun-Bulancak
Kayı………………………………………………… Isparta (Merkez)
Kayı………………………………………………… Kastamonu-Kuzkaya
Kurtkayı (Merzuklar)………………………………..               “ “ Kayıköy……………………………………………… Kastamonu-Daday
Aşağıkayı…………………………………………… Kastamonu-Tosya
Yukarıkayı……………………………………………                “ “
Kayıcılar……………………………………………… Konya-Bozkır-Belören
Kayı…………………………………………………… Kütahya-Emet
Kayı…………………………………………………… Kütahya-Tavşanlı
Kayı…………………………………………………… Nevşehir-Hacıbektaş
Kayı…………………………………………………… Niğde-Bor
Kayı ( Hedil )…………………………………………. Mardin-İdil-Haberli
Kayı…………………………………………………… Sivas-Suşehri-Akıncılar
Kayı…………………………………………………… Tekirdağ ( Merkez )

2-BAYAT

Şambayadı…………………………………………… Adana (Merkez)
Şambayat (Bucak)…………………………………… Adıyaman-Besni
Bayatcık……………………………………………… Afyon (Merkez )
Bayat (Hambarcın)……..…………………………… Afyon-Emirdağ
Bayat………………………………………………… Amasya(Ezine)
Bayat………………………………………………… Amasya(Merzifon)
Bayat…………………………………………….…… Ankara-Ayaş
Küçükbayat (Bayatatik)…………………………….. Ankara-Bala-Karakeçili
Zümrütova (Bayat )……………………………….… Antalya-Elmalı-Akçay
Bayat………………………………………………… Antalya-Korkuteli
Bayatbademleri……………………………………… “ - “
Bayat…………………………………………………. Aydın-Konakpınar
Bayat…………………………………………………. Bilecik-Gölpazarı
Yakabayat………………………………………….… Bolu-(Merkez)
Bayatlar……………………………………………… Çanakkale-Yenice-hamdibey
Bayat…………………………………………………. Çorum-Merkez(ilçe)
Bayat…………………………………………………. Çorum-Kargı
Bayat…………………………………………………. Denizli-Çivril
Bayat ( Füseyni)……………………………………… Diyarbakır-Çermik
Bayatlı………………………………………………… Gaziantep(Merkez)
Bayatköyü………………………………………….…. Isparta-Atabey
Özbayat (Gemenbayat)…………………………….… Isparta-Yalvaç
Bayatdoğanşali…………………………………….…. Kars-Iğdır-Taşburun
Bayat…………………………………………………. Kastamonu-Tosya
Bayat…………………………………………………. Konya-Hatip
Yağlıbayat……………………………………………. Konya-Obruk
Bayat…………………………………………………. Konya-Beyşehir
Karabayat…………………………………………….. Konya-Beyşehir-Doğanbey
Bayat…………………………………………………. Kütahya-Aslanapa
Bayat…………………………………………………. Kütahya-Sabuncu
Bayat………………………………………………… Manisa-Gördes
Bayat………………………………………………… Manisa-Soma
Bayat………………………………………………… Niğde-Bor
Bayat…………………………………………………. Sakarya-Geyve
Bayat…………………………………………………. Sinop-Durağan
Kalınbayat……………………………………………. Urfa-Hilvan-Gölcük
Bayatören (Bayatviran)…………………………….. .Yozgat-Osmanpaşa

3-ALKA-EVLİ

Halkahavlı………………………………………….… Samsun-Vezirköprü
Halkaavlu………………………………………….…. Manisa-Kırkağaç-Gelembe

4-KARA- EVLİ

Karaevli………………………………………….….. Kastamonu-Kuzyaka
Karaevli………………………………………….….. Tekirdağ-Merkez
Karaevligeriş…………………………………….….. Zonguldak-Çaycuma-Perşembe
Karaevliçavuş (Çilesizoğlu)………………………..                 “ “ “

5-YAZIR

Yazır………………………………………………… Ankara-Çubuk
Yazır………………………………………………… Antalya-Korkuteli
Kumluca yazırı (iydiryazırı)………………………... Antalya-Kumluca
Yazır (Finike yazırı)……………………………..…. Antalya-Finike
Yazır………………………………………………… Aydın-Karacasu
Yazırlı………………………………………………. Aydın-Nazilli
Gölcük (Yazır)……………………………..……….. Burdur-Gölhisar-Çavdır
Yazır………………………………………………… Burdur- Ağlasun
Yazır………………………………………………… Çorum- Sungurlu-Boğazkale
Yazır………………………………………………… Denizli-Acıpayam
Yazır………………………………………………... Denizli-Çal
Yazır………………………………………………… Edirne-Enez
Yazır………………………………………………… Eskişehir-Sivrihisar-Günyüzü
Yazır………………………………………………… Gaziantep-Nizip-Barak
Yazır………………………………………………… Kayseri-Merkez
Yazır………………………………………………… Konya-Sille
Yazır………………………………………………… Konya-Doğanhisar
Yazır (Kuzeyrip )………………………………..….. Mardin-Savur-Sürgücü
Yazır………………………………………………… Tekirdağ-Barboros

6- DÖĞER

Döğer………………………………………………. Afyon-İhsaniye
Aşağı Düver……………………………………….. Bolu-Gerede-Çavuşlar(Dörtdivan)
Yukarı-Döğer……………………………………… “ “ “ “
Düğer………………………………………………. Burdur (Merkez)
Döğer (Dibni)……………………………………… Diyarbakır-Dicle
Döver (Düver)……………………………………... Hatay-Harbiye
Düverlik………………………………………….… İzmir-Torbalı
Düğer…………………………………………….… Kayseri-Himmetdede
Döğer (Düğer)……………………………………... Konya-Ilgın
Düğer………………………………………………. Mugla-Fethiye-Kemer
Düğer………………………………………………. Sivas-Hafik
Düğer………………………………………………. Urfa-Hilvan-Ovacık

7- DODURGA

Dodurga……………………………………………. Afyon-Sandıklı
Dodurga……………………………………………. Ankara-Yenimahalle
Dodurga……………………………………………. Bilecik-Bozüyük
Yeni Dodurga……………………………………… Bilecik-Bozüyük-Dodurga
Dodurga……………………………………………. Bolu( Merkez)
Dodurga……………………………………………. Bolu-Mudurnu
Dodurga……………………………………………. Çankırı-Çerkeş
Dodurga……………………………………………. Çankırı-Orta
Dodurga……………………………………………. Çorum-Osmancık
Aşağı Dodurga (Dodurgalar) ………………….….. Denizli Acıpayam
Yukarı Dodurga (Dodurgalar)…………………...…             “ “
Dodurga………………………………………….… Mugla-Fethiye-Eşen
Dodurga…………………………………………… Sinop-Boyabat
Demiryut (Tödürge)……………………………….. Sivas-Zara
Dodurga……………………………………………. Tokat-Çamlıbel
Dodurga……………………………………………. Zonguldak-Ulus

8- YAPARLI

Yeni Yapar…………………………………………. Bolu-Gerede
Eski Yapar…………………………………………. Çorum-Alaca

9- AVŞAR (AFŞAR)

Afşar………………………………………………... Afyon-Dinar-Dombayova
Avşar……………………………………………….. Amasya-Ezine
Afşar………………………………………………… Ankara-Bala
Büyük Afşar………………………………………… Ankara-Delice
Küçük Afşar………………………………………… Ankara-Delice
Afşar…………………………………………………. Ankara-Güdül
Afşar…………………………………………………. Ankara-Kalecik-Çandır
Avşar (Burhaniye)……………………………….….. Ankara-Polatlı
Afşar…………………………………………………. Şereflikoçhisar-Ağaçören
Avşar (Afşar)………………………………………... Antalya-Elmalı_Akçay
Avşar………………………………………………… Aydın-Söke
KocaAvşar……………………………………………Balıkesir-Merkez
Çam Avşar……………………………………………Balıkesir-Balya
Afşar (Afşargıdırıç-Afşargidiriç)……………….……Bolu-Merkez
Afşartarakçı…………………………………………. Bolu-Gerede
BirinciAfşar (afşarevvel)……………………………..Bolu-Gerede
İkinci Afşar (afşarsanı)………………………………. “ “
Afşar…………………………………………………. Bolu-Mengen-Gökçesu
Afşar…………………………………………………. Bursa-Yenişehir
Afşar…………………………………………………. Çankırı-Çerkeş
Avşar…………………………………………………. Çorum-Kargı-Hacıhamza
Menteşe (Afşar)……………………………………….Denizli-Honoz
KarahüyükAfşarı………………………………….…..Denizli-Acıpayam
KumAfşarı……………………………………………. “ “
Avşarözü (Hüseyinşeyh)…………………………….. Erzincan-Refaiye
YakaAvşar……………………………………………Isparta-Eğridir-Aksu
Afşar…………………………………………………..Isparta-Gelendost
Afşar…………………………………………………. Kastamonu-İhsaniye(Araç)
Afşargüney……………………………………………Kastamonu-Küre
Afşarimam…………………………………………….             “ “
Afşar…………………………………………………..Kastamonu-Taşköprü
Avşarpotuklu…………………………………………Kayseri-Pınarbaşı
Avşarsöğütlü………………………………………….Kayseri-Pınarbaşı-Pazarören
Büyüksöbeçimen (Avşar)…………………………… Kayseri-Sarız
BayAfşar………………………………………………Konya-Beyşehir
KüçükAfşar…………………………………………..              “ “
Afşar………………………………………………….Konya-Çumra-Dinek
Afşar………………………………………………….Konya-Hadim-Taşkent
Afşarlı……………………………………………….. Konya-Kadınhanı-Kurtasanlı
Afşar………………………………………………….Kütahya-Emet-Pazarören(örencik)
Afşar (Kürtleravşarı)………………………………....Kahramanmaraş-Merkez
Avşarlı………………………………………………. Kahramanmaraş-Türkoğlu
Avşar………………………………………………… Mugla-Milas
Afşar………………………………………………….Manisa-Sarıgöl
Avşar…………………………………………………Manisa-Gördes-Köprübaşı
Avşar………………………………………..……… Manisa-Turgutlu
Avşarcık………………………………………….… Sivas-Divriği
Avşar…………………………………………………Sivas-İmranlı-Karacaören
Avşar…………………………………………………Sivas-Suşehri-Akıncılar
Avşarören (Avşarveran)…………………………… .Sivas-Kangal-(Akpınar)
Avşar…………………………………………………Sivas-Zara-Şerefiye
Avşar(Apşur)………………………………………..Tekirdağ-Barboros
Avşarağzı…………………………………………….Tokat-Çamlıbel
Avşaralanı………………………………………..… Yozgat-Çayıralan
Afşar……………………………………………..….. Zonguldak-Eflani

10- KIZIK

Kızık……………………………………………… Afyon-Sandıklı
Kızık……………………………………………… Amasya-Gümüşhacıköy-Saraycık
Kızık (Ravlıkızıgı)……………………………….. Ankara-Çubuk-Akyurt
Kızık……………………………………………… Ankara-Kızılcahamam(Çeltikçi)
Kızıklı……………………………………………. Balıkesir-Burhaniye
Kızık……………………………………………… Balıkesir-Manyas
Kızıksa (Kızılköy)…………………………………              “ - “
Kızık……………………………………………… Bolu-Seben
Sarıkaya (Kızık)……………………………….…. Bolu-Kıbrıscık
Cumalıkızık……………………………………… Bursa(Merkez)
Fidye Kızık……………………………………….. Bursa(Merkez)
DereKızık………………………………………… Bursa-Gürsu
HamamlıKızık…………………………………… Bursa-Gürsu
Kızıklı……………………………………………. Çorum-Alaca
Kızık Hamurkesen………………………………. Gaziantep-Merkez
Övündük (YenidinekKızık)……………………..                “ “
Kızık……………………………………………… Kahramanmaraş-Andırın
Kızık……………………………………………… Kayseri-Güneşli
Kızık……………………………………………… Kayseri-Develi
Kargınkızıközü……………………………….….. Kırşehir-Kaman
Yenigüdemem (Kızık)…………………………… Karaman
Kızık……………………………………………… Kütahya-Emet-Örencik
Kızık……………………………………………… Kütahya-Köprüören
Kızık……………………………………………… Kütahya-Simav
Kızık (Kınık)……………………………………... Malatya-Arguvan
BüyükKızık…………………………………….… Sinop-Gerze-Dikmen
KüçükKızık………………………………………               “ - “ - “
Kızık……………………………………………… Sivas-Zara-Şerefiye
Kızık……………………………………………… Tokat-Çamlıbel
Kızık……………………………………………… Tunceli-Ovacık-Yeşilyazı
Dereçepni(Kötüçepni)……

11- BEĞ- DİLİ

Beydili…………………………………………… Ankara-Nallıhan
Beydili…………………………………………… Ankara-Nallıhan-Beydili
Beydili (Ovacık)…………………………….….... Çankırı-Orta(Ovacık)
Beydini…………………………………….…….. Çankırı-Ovacık
Bedil………………………………………….….. Çankırı-Çerkeş
Beydili…………………………………………… Çorum-Merkez
Beydili…………………………………………… Çorum-Bayat
Beydili…………………………………………… Denizli-Çivril-Işıklı
Beydili (Arabanbeydilli)……………………….... Gaziantep-Araban
Beydili…………………………………………… Isparta-Sütçüler
Beydili…………………………………………… İçel-Gülnar
Beydili…………………………………………… Karaman
Beydili…………………………………………… Sivas-Hafik

12- KARGIN

Kargın…………………………………………… Afyon-Sandıklı
Kargın…………………………………………… Ankara-Çubuk
Kargın…………………………………………… Ankara-Kalecik-Çardır
Kargın…………………………………………… Kırıkkale-Balışeyh(Balışık)
Kargın…………………………………………… Antalya-Korkuteli
Kargın…………………………………………… Balıkesir-Bigadiç
Kargın…………………………………………… Çorum-Alaca
Derekargın…………………………………….… Çorum-İskilip
Kargın……………………………………….…... Erzincan-Tercan
Kargın…………………………………………... Eskişehir-Merkez
Karkın…………………………………………... Eskişehir-Sivrihisar
Kargın…………………………………………… Kastamonu-Tosya
Kargın - Kızıközü……………………………….. Kırşehir-Kaman
Kargın - Meşe……………………………………            “ - “
Kargın - Selimağa……………………………….             “ - “
Kargın - Yenice………………………………….             “ - Mucur
Karkın………………………………………….. Konya-Çumra
Dedekarkın……………………………………… Malatya-Yazıhan
Kargın…………………………………………… Manisa-Turgutlu-Ahmetli
Kargınışıklar……………………………………. Manisa-Demirci-Karbasan
Kapugargın (Kargınkürü)………………………. Muğla-Köycegiz-Ortaca
Kargın…………………………………………… Aksaray-Taşpınar
Kargın…………………………………………… Sivas-Koyulhisar
Kargın…………………………………………… Sivas-Yıldızeli-Çırçır
Kargın (Demenikargın)………………………… Tokat-Çamlıbel
Kargıncık (Karkıncık)………………………….             “ - “
Kargın……………………………………………          “ - Turhal

13- BAYINDIR

Bayındırlı……………………………………….. Adana-Bahçe-Haruniye
Bayındır…………………………………………. Ağrı-Tutak
Bayındır…………………………………………. Ankara-Çankaya
Bayındır…………………………………………. Ankara-Çamlıdere-Peçenek
Bayındır…………………………………………. Antalya-Elmalı
Bayındır………………………………………….. Antalya-Kaş
Bayındır……………………………………….…. Aydın-Nazilli
Ovabayındır……………………………………... Balıkesir-Merkez
Bayındır…………………………………………. Bolu-Göynük
Bayındır……………………………………….… Burdur-Merkez
Bayırköy (Bayındır)…………………………….. Burdur-Gölhisar-Çavdır
Bayındır…………………………………………. Burdur-Yeşilova
Bayındır (KokarcaMamure)………………….…. Bursa-İznik
Bayındır…………………………………………. Bursa-Orhaneli-Büyükorhan
Bayındır…………………………………………. Çankırı(Merkez)
Bayındır…………………………………………. Çankırı-Çerkeş
Bayındır…………………………………………. Çankırı-Eskipazar
Derebayındır……………………………………. Çankırı-Orta
Ortabayındır (Yenicebayındır)………………… “ - “
Tutmaçbayındır………………………………… “ - “
Bayındır………………………………………… Çorum-Mecitözü
Bayındır (Arapkent)……………………………. Diyarbakır-Bismil-Tepe
Bayındır………………………………………… Elazığ-Keban
Bayındır………………………………………… Erzurum-İspir-Pazaryolu
Bayındır………………………………………… Erzurum-Tekman-Gökoğlan
Aşağıbayındır…………………………………... Gaziantep-Nizip
Yukarıbayındır…………………………….…… Gaziantep-Nizip
Bayındır………………………………………… Giresun-Bulancak-Kovancık
Bayındır………………………………………… Gümüşhane-Yağmurdere
Bayındır………………………………………… İçel-Silifke
Bayındır………………………………………… İzmir
Bayındır………………………………………… Kastamonu-Kuzyaka
Bayındır……………………………………….... Kırşehir-Kaman
Bayındır……………………………………….... Konya-Beyşehir
Bayındır……………………………………..…. Samsun-Kavak
Bayındır (Melüller)…………………………..... Sivas-Kangal-Kavak

14 - PEÇENEK

Peçenek…………………………………….….. Adana-Bahçe-Haruniye
Peçenek………………………………………... Ankara-Altındağ
Peçenek……………………………………..…. Ankara-Çamlıdere
Peçenek (Bala)……………………………….... Ankara-Çubuk-Sirgeli
Peçene…………………………………………. Eskişehir-Çifteler
Biçer (Peçene)………………………………… Konya
Peçenek (Mirkefşin)………………………...… Mardin-İdil

15- ÇAVULDUR (ÇAVUNDUR)

Çavuldur (Çavundur)……………………….… Amasya-Merzifon
Aşağıçavundur………………………………… Ankara-Çubuk
Yukarıçavundur………………………………. Ankara-Çubuk
Turunçova (Çavdır)…………………………… Antalya-Finike
Çavdır…………………………………………. Anatlya-Kaş-Kalkan
Çavdır…………………………………………. Aydın-Bozdoğan
Çavdır…………………………………………. Burdur-Gölhisar
Çavundur……………………………………… Çankırı-Kurşunlu-Atkaracalar
Çavundur (Licek/Lico)……………………….. Diyarbakır-Lice-Kayacık
Çavundur……………………………………… Isparta-Şarkikaraağaç
Çavundur……………………………………… Kastamonu(Merkez)
Çavundur……………………………………… Kastamonu-Kuzyaka
Çavdır…………………………………………. Manisa-Soma
Çavdır…………………………………………. Muğla-Ula-Kavaklıdere

16- ÇEPNİ (ÇETMİ)

Çepni…………………………………………… Afyon-Sandıklı-Hocalar
Çetmi…………………………………………… Amasya-Gümüşhacıköy
Çepnişabanlı…………………………………… Şereflikoçhisar-Ağaçören
Çepni…………………………………………… Balıkesir-Bandırma-Edincik
Yeniçepni (Çerkezcetni)……………………….. Bilecik-Bozüyük
Yürükcetmi (Yürükcetni)……………………… Bilecik-Bozüyük
Çepni…………………………………………… Bolu-Merkez
Çepni…………………………………………… Bolu-Mudurnu
Çepni…………………………………………… Bursa-Mudanya
Küçükçetmi………………………………….…. Çanakkale-Küçükkuyu-Ayvacık
Yeşilyurt (Büyükçetmi)………………………… Çanakkale-Ayvacık-Küçükkuyu
Çetmi…………………………………………… Çanakkale-Ezine
Çetmi…………………………………………… Çorum-İskilip
Göletçetmi……………………………………… Çorum-Kargı
Çepni……………………………………………. Giresun-Espiye
Çayırlı (Çetmi)………………………………….. İzmir-Tire
Çepni…………………………………………… Kastamonu-Çatalzeytin
Çetmi…………………………………………… Kastamonu-Taşköprü
Çepni…………………………………………… Kastamonu-Kengiri-Tosya
Çepni…………………………………………… Kırşehir-Merkez-Çiçekdağı
Çetmi…………………………………………… Konya-Beyşehir-Üzümlü
Çetme…………………………………………... Konya-Doğanhisar
Çetmi…………………………………………… Konya-Hadim-Taşkent
Çepniharmandalı (Yobazharmandalı)..………… Manisa-Saruhanlı
Çepnimuradiye………………………………… Manisa-Saruhanlı
Çepnibektaş……………………………………. Manisa-Turgutlu
Çepnidere………………………………………. Manisa-Turgutlu
Çepni…………………………………………… Samsun-Alaçam
Çitme…………………………………………… Sivas-Divriği-Gedikpaşa
Çepni…………………………………………… Yozgat-Boğazlıyan
Yazıçepni………………………………………. Yozgat-Boğazlıyan

17- SALUR

Salur……………………………………………. Antalya-Elmalı
Salur……………………………………………. Antalya-Kumluca
Salur……………………………………………. Antalya-Manavgat
Salur……………………………………………. Bolu-Gerede
Salur……………………………………………. Çankırı-Orta
Salur……………………………………………. Çorum-Seydim
Salur……………………………………………. ErzincanRefahiye-Akarsu
Salur……………………………………………. Isparta-Şarkikaraağaç
Salur……………………………………………. Kayseri-Güneşli
Salur…………………………………………….. Karaman
Salur……………………………………………..
Yozgat-Sorgun
Salur…………………………………………….. Manisa-Gördes
Salurçiftliği……………………………………… “ - “
Salur…………………………………………….. Samsun-Ladik
Salur……………………………………………. Tokat-Artova
Salur……………………………………………. Tokat-Zile-Boztepe
Salur…………………………………………….
18- EYMÜR (EYMİR)

Eskieğmir……………………………………… Afyon-İhsaniye
Eymir…………………………………………... Amasya-Merzifon-Alıcık
Kıreymir………………………………………. Amasya-Merzifon-Sarıbuğday
Eymir (Eğmir)…………………………………. Amasya-Suluova
İymir (Eymür-iğmir)……………………….….. Ankara-Yenimahalle-Kazan
Aşağıemirler…………………………………… Ankara-Çubuk
İmirli…………………………………………… Ankara-Delice
İğmir…………………………………………… Ankara-kızılcahamam-Pazar
Eymir……………………………………….….. Nallıhan
Eymir (Eğmir)…………………………………. Antalya-Elmalı
Dağeymiri (dağemiri)………………………….. Aydın-Merkez
Ovaeymiri (Ovaemiri)…………………………. Aydın-Merkez
Eymir…………………………………………… Aydın-Karacasu
Eğmir…………………………………………… Balıkesir-Havran
Eymir(Eymur-Eymür)………………………..… Bolu-Gerede
Eymir…………………………………………… Bursa-İnegöl
Eymir…………………………………………… Çorum-Merkez
Eğmir…………………………………………… Giresun-Aluçra-Çamoluk
Eymür………………………………………….. Giresun-Tirebolu
Eymür………………………………………….. Gümüşhane-Bayburt-Demirözü
Eymür………………………………………….. Gümüşhane-Kelkit
Yakaemir (Yakaeymür)…………………….….. Isparta-Şarkikaraağaç
Eymir…………………………………………… Kastamonu(Merkez)
Eymir (Eğmir)………………………………….. Kütahya-Altıntaş
Eymir…………………………………………… Malatya-Arapkir
Eymir…………………………………………… Malatya-Arguvan
Eymirli (Tibyat)………………………………… Mardin-Kızıltepe
Eymür……………………………………….….. Ordu-Ulubey
Eymir…………………………………………… Samsun-Havza
Eymir…………………………………………… Sinop-Gerze
Eymir…………………………………………… Sivas-Hafik
Eymir…………………………………………… Sivas-Kangal-Kavak
Eymir…………………………………………… Sivas-Zara
Eymür………………………………………….. Tokat-Reşadiye
Eymir…………………………………………… Yozgat-Sorgun

19- ALA-YUNDLU

Alayund…………………………………………. Kütahya-Merkez
Alayunt(Arbay)…………………………………. Mardin-Midyat-Dargeçit(Kerburan)

20- YÜREĞİR

Yüreğil…………………………………………... Afyon-Dazkırı
Yüreğil…………………………………………... Afyon-Emirdağ
Üreğil……………………………………………. Ankara-Beypazarı-Uruş
Yüreğil………………………………………….. Ankara(semt adı)
Yüreğil (Menderesboğazı)……………………… Balıkesir-Sındırgı
Yeniyüreğil……………………………………… Bilecik-Bozüyük-Dodurga
Yüreğil………………………………………….. Burdur-Bucak-Kızılkaya
Yeşilköy (Yüreğil……………………………….. Burdur-Tefenni
Üreğil……………………………………………. Bursa-Orhangazi
Yüreğil (Yüreyil)………………………………... Denizli-Acıpayam
Dilek (Öregel)…………………………………… Giresun-Şebinkarahisar
Karademir…………………………………….… Giresun-Tirebolu
Yüreğil………………………………………….. Kayseri-Güneşli
Eskiyüreğil (Atikyüreğil)………………………. Kütahya-Köpüören
Oluklu (İregül) …………………………….....… Ordu-Fatsa
Öreğil (Üreğil)………………………………….. Sivas-Hafik
Büyükyüreğil…………………………………… Sivas-Şarkışla
Küçükyüreğil…………………………………… Sivas-Şarkışla

21- İĞDİR

İğdir (Iğdır)……………………………………… Ankara-Kızılcahamam-Pazar
Kumlucayazırı (İydiryazırı)……………………. Antalya-Kumluca
Iğdır……………………………………………… Bolu-Düzce-Gümüşova
İğdir……………………………………………… Burdur-Yeşilova
İğdir……………………………………………… Bursa-Gürsu
İğdir (Iğdır)……………………………………… Çankırı-Kurşunlu
İğdir (Iğdır)……………………………………… Çankırı-Yapraklı
İğdir………………………………………….….. Denizli-Çivril
İğdir (Iğdır)…………………………………...…. Eskişehir-Sarıcakaya
İğdir…………………………………………..…. Gümüşhane-Bayburt-Naden
İğdir ( Cerit )…………………………………..... İçel-Merkez
Iğdır…………………………………………...… Iğdır( il)
İğdir ( Iğdır)…………………………………..… Kars-Selim
Nefsiiğdir (İğdir)……………………………...… Kastamonu-Araç-İğdir
İğdir…………………………………………..…. Kastamonu-Araç
İğdirkışla……………………………………..…. Kastamonu-Araç
İğdir…………………………………………..…. Kastamonu-Küre
İğdir(Iğdır)…………………………………..….. Malatya-Hekimhan
İğdir………………………………………….…. Samsun-Bafra-Kolay
İğdir………………………………………….…. Sivas-Zara-Beypınarı
İğdir………………………………………….…. Tokat-Artova
İğdir………………………………………….…. Tokat-Zile
Başiğdir………………………………………… Zonguldak-Ereğli (Eflani)
.
22- BÜĞDÜZ

Büğdüz…………………………………………… Ankara-Çubuk-Akyurt
Büğdüz…………………………………………… Burdur-Merkez
Büğdüz…………………………………………… Çankırı-Orta
Büğdüz…………………………………………… Çorum-Merkez
Büğdüz…………………………………………… Eskişehir-Alpu
Büğdüz (Büydüz)………………………………… Gaziantep-Oğuzeli
Büğdüz (Büğüz)………………………………….. Kırşehir-Kaman

23- YIVA (YUVA)

Yuvaköy………………………………………….. Amasya-Ezine
Yuva……………………………………………… Ankara-Yenimahalle
Yuva……………………………………………… Ankara-Çubuk-Sirgeli
Yuva………………………………………………. Antalya-Elmalı
Yuvalılar…………………………………………. Antalya-Finike
Yuvacık…………………………………………… Antalya-Kaş-Kalkan
Yuva……………………………………………… Bolu-Merkez
Yuva……………………………………………… Bolu-Seben
Yuva……………………………………………… Burdur-Ağlasun-Kızılkaya
Yuva……………………………………………… Burdur-Tefenni
Yuvalak…………………………………………..          “ - “
Yuvalar………………………………………….. Çanakkale-Çan
Yuva…………………………………………...… Çankırı-Orta
Yuva……………………………………………… Çorum-İskilip
Yuva……………………………………………… Denizli-Çivril-Işıklı
Yuvaköy…………………………………………. Giresun-Dereli_Yavuzkemal
Yuvalı……………………………………………. Hatay-Hassa-Aktepe
Aşağıyuva………………………………………… Kastamonu-Kuzyaka
Yuvacık…………………………………………… Koçaeli-Bahçecik
Yuva……………………………………………… Nevşehir
Yuva……………………………………………… Aksaray-Taşpınar
Yuva………………………………………………. Sivas-Divriği-Sincan
Yuva………………………………………………. Sivas-Gürün-Konakpınar
Yuva………………………………………………. Sivas-Saray

24- KINIK

Kınık……………………………………………….. Afyon-Dinar-Haydarlı
Kınık……………………………………………….. Afyon-Sandıklı-Karadirek
Kınık……………………………………………….. Afyon-Sinanpaşa(Sincanlı)
Kınık……………………………………………….. Ankara-Yenimahalle-Kazan
Kınık………………………………………………. Ankara-Kalecik-Çandır
Kınık………………………………………………. Ankara-Kızılcahamam(Çeltikçi)
Kınık………………………………………………. Ankara-Kızılcahamam-Pazar
Kınık…………………………………………....…. Antalya-Kaş-Kalkan
Kınık………………………………………………. Balıkesir-İvrindi
Kınık………………………………………………. Balıkesir-Sındırgı
Kınık………………………………………………. Bilecik-Yarhisar
Kınık (Hotanlı)……………………………………. Bilecik-Pazaryeri
Sazak Kınık…………………………………….…. Bolu- M
Susuzkınık………………………………………… Bolu-Merkez
Kınık………………………………………………. Bolu-Akçakoca
Adakınık…………………………………………… Bolu-Gerede-Çavuşlar(Dörtdivan)
Aşağıkınık (Kınıkzır)……………………………… Bolu-Göynük
Yukarıkınık (Kınıkbala)………………………….... Bolu-Göynük
Kınık………………………………………………. Bursa-İnegöl
Kınık………………………………………………. Bursa-Orhaneli-Büyükorhan
Kızıllar (Kınık)……………………………………. Çankırı-Çerkeş
Kınıkdelileri…………………………………….…. Çorum-Merkez
Kınık……………………………………………….. Çorum-Seydim
Kınıklı……………………………………………… Denizli-Merkez
Kınıkyeri……………………………………….….. Denizli-Çameli
Kınık………………………………………………. Eskişehir-Sivrihisar
Kınık………………………………………………. Giresun-Şebinkarahisar
Kınık (ilçe)………………………………………… İzmir
Kınıkköy (Kınıkkoz)……………………………… K.Maraş-Süleymanlı
Kınık………………………………………………. Kastamonu-Devrikani
Kınık………………………………………………. Kastamonu-Tosya
Yazıkınık………………………………………….. Kırşehir-Mucur
Kınık (Abadaniye)………………………………… Konya( Aşağıpınarbaşı)
Kınık………………………………………………. Konya-Bozkır
Kınık……………………………………………….. Kütahya-Merkez
Kınık………………………………………………. Kütahya-Simav
Kızık(Kınık)………………………………………. Malatya-Arguvan
Tatkınık…………………………………………… Malatya-Arguvan
Kınık………………………………………………. Manisa-Gördes-Köprübaşı
Kınık………………………………………………. Manisa-Kırkağaç(Gelenbe)
Kınık………………………………………………. Manisa-Selendi
Kınık………………………………………………. Muğla-Fethiye-Seki
Kınıklar……………………………………………. Tekirdağ-İnecik
Kınık……………………………………………….. Tokat-Almus